ANADOLU
ADAÇAYI
(Sailvia triloba L. ;Salvia Fruticosa)
Tanımı
Kökeni ve Yayılışı :Yayılma alanı tropik ve subtropik
bölgelerdir. En fazla yayılış gös terdiği alan Akdeniz
Bölgesidir.
Botanik Özellikleri : Genelde Tıbbi
Adaçayına benzemektedir. Ancak yaprak renginin yeşilimsi
sarı olması, ayrıca esas yaprakları yanında yan yapraklarının
bulunması ve biraz daha çalı formuna yakın olması ile
farklılık gösterir. Bu adaçayı 3 yapraklı bir gö rünüşe
sahiptir. Daha keskin bir kokuya sahiptir. Her iki adaçayının
uçucu yağı kim yasal bileşim bakımından çok büyük farklılık
göstermemekle beraber etken madde lerin oranı çok değişiktir
ve bu yönde de birbirinden ayrılırlar Kültürü
İklim ve Toprak İstekleri : Kökenini
Akdeniz Bölgesi'nden aldığından soğuklara çok dayanıklı
değildir. Toprak yönünden belirgin bir seçiciliği bulunmamaktadır.
Yetiştirme Tekniği : Dünya da tüketimi oldukça fazla
olan bu bitkinin yetiştirme yön temleri bakımından tıbbi
adaçayından pek bir farkı yoktur. ancak bitki habitusu
bakım ından birbirlerinden genellikle farklıdır. Tohum
iriliği yönünden her iki tür arasında bü yük fark olup,
1000 dane ağırlığının 3.1-4.9 gr arasında değiştiği
ve ortalama 4.0 gr olduğu bulunmuştur. Ayrıca tohum
rengi bakımından da S.triloba'da renk daha açıktır.
Salvia trilobanın veriminin ne olduğu bilinmemektedir.
Farklı yetiştirme koşullarında verim değişebilir. Bornova
koşullarında yapılan araştırmalarda iki farklı sıra
arası me safesinde verimlerde değişim olmuş, 30 cm sıra
arası mesafesinde verim 60 cm'ye göre daha yüksek bulunmuştur.Yapılan
diğer bir bitki sıklığı araştırmasında da en yüksek
verimin 40 cm mesafesin de elde edildiği görülmüştür.
S.triloba özellikle azotlu gübrelemeye karşı reaksiyon
gösterir ve verim gübre ver mekle artar.
Bu bitkide ıslah çalışmalarında üzerinde durulması gereken
en önemli konular drog verimleri, uçucu yağ oranı ve
uçucu yağın bileşimidir. Drog veriminin ve özellikle
drog yaprak veriminin yüksek olması, uçucu yağ oranı
ve uçucu yağda Lineol ora nının da yüksek bulunması
istenmektedir.
Tüketimi
:
Kullanılan Bitki Kısmı
Etken
Maddesi : S.triloba'da en önemli madde uçucu
yağ olup, bunun oranı % 0.91 ile % 3.7 arasında değişmektedir.
Uçucu yağ oranının düşüklüğü özellikle biçimin yapıldığı
zamana bağlı olup, Mart ayındaki erken İlkbahar biçiminde
uçucu yağ oranı en düşük düzeyde bulunmaktadır. Ancak
çok geç örneğin Aralık ayında tıbbi adaçayında yapılan
biçimde uçucu yağ oranının çok düşük bulunması, aynı
durumun S.trilobada da olma olasılığını göstermektedir.
S.triloba uçucu yağında esas maddeyi cineol oluşturmaktadır.
Genel olarak %75'e kadar Lineol, %5 Thujon, bunların
yanında kafur, Borneal, gibi maddeler içermektedir.
Kullanımı : Kullanım yönünden tıbbi adaçayına benzemektedir.
Thujon oranı düşük bulunduğundançay şeklinde tüketime
daha uygundur.
MİSK ADAÇAYI
(Salvia sclarea L.)
İngilizce : Cary sage
Almanca : Muskateller Salbei
Fransızca : Sauge sclaréeTanımı Kökeni ve Yayılışı :
Misk Adaçayı Akdeniz Bölgesi'nin bir bitkisidir. Transkafkasya,
İran, Suriye'den Güney Fransa ve Kuzey Afrika'ya kadar
olan sahada yayılmıştır.Botanik Özellikleri :
Misk Adaçayı 200 hatta 250 cm boylanabilen, iki yıllık
bir bitkidir. Oldukça fazla sayıda kök kılcallarını
içeren ve toprağın derinliklerine dik olarak inebilen,
uzun iğ şeklinde bir köke sahiptir. Kökten sürgün veren
ve dik olarak yükselen sap çok sayıda drüze tüyleri
ile kaplıdır. Esas yapraklar genel olarak birinci yıl
rozet teşkil ederler 12-25 cm uzunlukta, 7-15 cm genişlikte
olan kordat yaprak uzun saplıdır. Saplardaki yapraklar
yukarı doğru gidildikçe küçülür ve sapları kısalır .yukarılarda
artık yaprak sapı sarar duruma gelir. Bütün yapraklar
damarlı, her iki yüzü az veya çok tüylüdür.
Çiçek durumu karışık salkım şeklinde olup sık veya seyrek
durumdadır. Bu başlangıçta eğik olmakla beraber tomurcuklanma
devresinden itibaren dik duruma geçer. Çiçek salkımındaki
her küme 4-6 çiçeklidir. Çiçekler 2-2.5 cm uzunluktadır.
Büyük kalp şeklinde olan çanak yaprakların uçları sivri
olup, gelişmesinin başlangıcında açık koyu violet renginde,
daha sonra yeşilimsi beyazdır. Taç yapraklar ise açıktan
pembe renge kadar değişir.
Kültürü :
İklim ve Toprak İstekleri : Misk adaçayı
kuraklığa karşı oldukça dayanıklıdır. Bu nedenle kurak
ve taşlı bölgelerde sık sık rastlanılır. Ancak iyi verimli
topraklarda büyümesi çok kuvvetli olur ve büyük yapraklar
oluşturur. Optimum toprak reaksiyonunun pH 4.5 olduğu
bu durumda bitkideki uçucu yağın teşekkülü ve kalitesinin
en iyi olduğu bildirilmekle beraber gelişmesi daha yukarı
pH derecelerinde de iyi olmaktadır. Tohumluk : Adaçayı
tohumu 2.5-2.8 mm uzunluğunda, 2 mm genişlikte ve 1.6
mm kalınlıktadır. ovalden konimsiye kadar değişen yuvarlağımsı
ve 3 köşelidir. Danenin sırt kısmı dalgalı, karın kısmı
hiliumdan itibaren hafif kubbemsi, hilium en uçta biraz
eğri olarak görülür. Danenin üst yüzü açık kahverenginden
gri kahverengine kadar değişir, üzerinde koyu damarlar
vardır. Üzeri mat veya hafif parlaktır. 1000 dane ağırlığı
2.5-3.5 gr arasında değişir. Tohumluğun safiyetinin
%98, çimlenme kabiliyetinin %80 olması istenir. Çimlenme
kabiliyeti 2-3 yıl olduğu gibi korur. Tohum karanlıkta
çimlenir. Çimlenme denemeleri değişen sıcaklıkta yapılmalıdır.
Çimlenme denemesinde süre 30 gündür.
Yetiştirme
Tekniği : Misk adaçayı büyük habituslu, çok
yıllık bir bitkidir. Bu nedenle bu bitkinin yetiştiriciliği
alanın önce yabancı otlardan temizlenmiş olması gerekir.
Yine misk adaçayının iyi bir gelişme gösterebilmesi
için toprakta besin maddeleri fazla, humus oranı yüksek
olmalıdır. Bu nedenle baklagiller veya çapa bitkilerinden
sonra gelmesi organik gübreler ile iyi bir şekilde gübrelenmiş
olması lazımdır. Misk adaçayı tohumlarını direkt tarlaya
mibzerle ekmek mümkündür. Ancak tohumlar küçük olduğundan
tarlanın derin işlenip, iyi bir tohum yatağı hazırlanması
gerekir. Ekim zamanı bölgelere göre değişmektedir. Ege
bölgesinde ekim hem Sonbaharda hem de ilkbaharda yapılabilmektedir.
Ancak çiçeklenebilmesi için fide döneminde belli bir
soğuk döneme gerek duyduğundan İlkbaharda yapılan ekimde
sürgün verip, çiçek oluşturmamakta, rozet halinde kalmaktadır.
Halbuki erken Sonbaharda ekim yapıldığında ertesi yıl
normal çiçeklenme dönemine geçebilmektedir.
Misk adaçayının normal tahıl mibzeri ile ekimi yapılabilmektedir.
Dekara atılacak tohumluk miktarı 1.5-2 kg'dır. Mibzerle
yapılan ekimden sonra seyreltme ile sıra üzeri mesafesi
ayarlanmaktadır. Bitki sıklığının 60x30 cm olduğu belirtilmektedir.
Misk adaçayının fideleme yöntemi ile üretmekte mümkündür.
Ancak bu durum ekonomik olmadığından yalnız belli amaç
veya zorunlu hallerde uygulanmaktadır.
Bakım
: Misk adaçayında bakım denildiğinde diğer
çapa bitkilerinde olduğu gibi sulama, gübreleme, yabancı
otlarla mücadele akla gelmektedir.
Misk adaçayı çiçeklenme döneminde hasat edilen bir bitkidir.
Bu bitki çiçeklenme dönemine Haziran, Temmuz aylarında
gelmektedir. İşte çiçeklenme dönemine kadar geçen devrede
kurak peryot olduğunda, diğer bir ifade ile bitki su
istediğinde sulanması gerekir. Hatta bazı durumlarda
bitkilerdeki tüm çiçekler aynı anda açmadığından ilk
çiçek hasadından sonra, ikinci bir hasat için belli
bir süre beklemek gerekir. İşte bu devrede bir sulama
oldukça yararlı olmaktadır.
Gübreleme
: Misk adaçayı büyük habituslu bir bitkidir.
Bu nedenle topraktan fazla miktarda besin maddesi kaldırmaktadır.
Özellikle azot, potasyum ve kalsiyum fazla almaktadır.
Misk adaçayının kaldırdığı besin maddesinin fazlalığı
bir yandan bitkideki besin madde oranının yüksekliğinden,
diğer yandan da birim alandan kaldırılan yüksek miktardaki
bitki aksamından kaynaklanmaktadır. Ancak besin madde
oranı bitkinin tüm aksamında aynı değildir. Özellikle
N ve P oranı herbaya göre çiçekte daha fazla bulunmaktadır.
Misk adaçayı hem bünyesinde yüksek oranda besim maddesi
içermesi ve hem de büyük habituslu olması nedeni ile
verimli toprakları, diğer bir deyimle toprakta fazla
miktarda besin maddesi bulunmasını istemektedir. Azotlu
gübre ile yapılan çalışmada da aynı sonuca varılmış,
ancak belli bir miktardan sonra azotlu gübrenin verimi
düşürdüğü görülmüştür.
Azotlu gübrenin verilmesi ile verimde belirli bir artış
olmaktadır. Ancak azotlu gübrenin uçucu yağ oranını
biraz azalttığı bilinir.
Bakım işleri içinde yer alan yabancı otlarla mücadele
genel olarak misk adaçayında mekanik olarak yapılmaktadır.
Misk adaçayı başlangıçta yavaş büyüdüğünden yabancı
otlardan zarar görmektedir. Çapalama ile hem yabancı
otlar yok edilmekte ve hem de çapalamanın diğer faydaları
olmaktadır. Bitkiler belirli bir büyüklüğe ulaştığında
artık toprak yüzünü kapladığından ve hızlı bir gelişme
gösterdiğinden yabancı otların büyümesine imkan bulunmamaktadır.
Hasat
: Misk adaçayının toprak üstü aksamının tümünde
uçucu yağ bulunmaktadır. Ancak uçucu yağın esas biriktiği
organ çiçeklerdir. Bu nedenle misk adaçayında hasat
iki şekilde yapılmaktadır.
1. Tüm
Bitkinin Hasadı : Bitki çiçeklenme döneminde
biçilmekte ve bütün bitki distilasyona tabi tutularak
uçucu yağ elde edilmektedir. Zira uçucu yağ esas çiçeklerde
bulunmakla beraber azda olsa diğer kısımlarda da vardır.
Bu hasat yöntemi hem ucuz ve hem de bir defada hasadın
bitirildiğinden önerilebilecek bir sistemdir. Ancak
çiçeklerin hepsinin aynı anda açmaması biçim bakımından
zorluk çıkardığı gibi , misk adaçayı büyük habituslı
olduğundan ve çiçekleri dışındaki organlarında uçucu
yağ oranı çok düşük bulunduğundan distilasyon olayında
girdi fiyatı artmaktadır.
2. Çiçek Hasadı : Misk adaçayı hasatında
diğer yöntem çiçek salkımlarının çiçek açma döneminde
biçilmesidir. Bu yöntemde yalnız çiçekler hasat edildiğinden
toplam materyal azdır. Böylece hasat, toplama, taşıma
olayları daha kolay olmaktadır. Ayrıca distilasyonda
da yalnız çiçek salkımları bulunduğundan aynı miktarda
distilasyon kazanına konan materyalden çok daha fazla
uçucu yağ elde edilmektedir. Bu yöntemin bir çok avantajlı
yönleri vardır ancak çiçek salkımlarının hepsinin aynı
zamanda çiçek açmaması nedeni ile hasadın bir defada
değil de birden fazla yapılması buyöntemin olumsuz yönünü
oluşturmaktadır.
Misk adaçayında hasat genel olarak çiçek salkımlarındaki
çiçeklerin açtığı devrede yapılmaktadır. Ancak bir bitkide
tüm çiçek salkımları aynı zamanda çiçek açmadığı gibi
bir çiçek salkımında dahi çiçekler aynı zamanda açmamaktadır.
Çiçeklerde uçucu yağ birikimi çiçeklenme başlangıcından
itibaren artmaktadır.
Kurutma
: Misk adaçayı hasat edilir edilmez tabii veya
suni olarak hemen kurutulmaya başlanmalıdır. Tabii kurutma
gölgede yapılmalıdır. Kurutma yöntemi ve uygulama şekli
uçucu yağın kaybolma oranına büyük ölçüde etkilidir.
Verim
: Misk adaçayı yaş çiçek veriminin 400-800
kg/da, drog çiçek veriminin ise 60-120 kg/da arasında
değiştiği literatürde belirtilmektedir.
Bornova ekolojik koşullarında yapılan araştırmalarda
genel olarak yaş çiçek salkım veriminin 300-650 kg/da,
drog çiçek veriminin ise 60-140 kg/da arasında bir varyasyon
gösterdiği bulunmuştur. Verime bitki sıklığının, azotlu
gübrelemenin ve hasat zamanının etkili olduğu da saptanmıştır.
Bitki sıklığı ve azotlu gübre denemesinde birim alanda
ne kadar fazla bitki bulunur ise o miktarda verim artmaktadır.
Azotlu gübrenin verimi arttırdığı, ancak belli bir dozdan
sonra depresyon yarattığı ortaya konmuştur. Misk adaçayında
çiçek salkımındaki çiçekler belli bir devreyi geçtiğinde
dökülme meydana gelmektedir. Bu nedenle çiçek salkımlarının
biçim zamanının çok geciktirmemek gerekir, aksi takdirde
verimde önemli bir azalma olmaktadır.
Hastalık
ve Zararlıları : Misk adaçayı yapraklarını
yiyerek delikler açan Acronicta ramicis L. önemli bir
zararlıdır. Aynı şekilde yaprakları yiyen, sürgün uçlarını
koparan zararlılar vardır.
Tüketimi:
Kullanılan Bitki Kısmı : Flores salvia sclareae, Herba
salviae sclareae
Etken
Maddesi : Misk adaçayının uçucu yağı esas olarak
çiçeklerde bulunmaktadır. Bunun bileşiminde en önemli
olanı linalool ve linalil asetattır. Ayrıca Scllareol
diye isimlendirilen C20H36O2 alkol bulunmaktadır. Ayrıca
bitki aksamında tanenler ve acı maddeler, tohumunda
ise %29 kadar yağ vardır.
Misk adaçayında uçucu yağ oranının drog çiçekte yapılan
araştırmalarda varyasyonun %0.2-%0.9 arasında değiştiği,
ortalama %0.4 olduğu belirlenmiştir. ayrıca azotlu gübrelemenin
uçucu yağ oranını belirgin ve düzenli bir şekilde etkilemediği
de görülmüştür. Ancak özellikle ontogenetik varyabilitenin
açık bir şekilde meydana geldiği, çiçekte uçucu yağ
oranının çiçek ilk açtığı zaman daha az, çiçeğin solma
dönemine doğru daha fazla bulunduğu belirlenmiştir.
Misk adaçayı uçucu yağında ontogenetik varyabilite yanında
morfogenetik varyabilitenin varlığıda söz edilir. Çiçek
salkımının alt, orta ve üst kısımlarındaki çiçeklerin
analizi ile çiçek salkımının üst bölümünde bulunan çiçeklerde
uçucu yağ oranı yüksek, orta kısımlardaki çiçeklerde
biraz daha az, salkımın en alt bölümünde bulunan çiçeklerde
uçucu yağ oranı en az olarak bulunmuştur. Diurnal varyabilitenin
varlığını belirlemek için yapılan çalışmalarda genel
olarak uçucu yağ oranının akşam saatlerinden itibaren
arttığı, sabah saatlerinden itibaren ise azaldığı anlaşılmıştır.
Yani gece uçucu yağ oranı daha yüksektir.
Misk adaçayında uçucu yağ esas olarak çiçeklerde bulunmaktadır.
Ancak çok az da olsa yapraklarda da vardır. Ortalama
%0.058 oranında.
Misk adaçayının uçucu yağını oluşturan en önemli maddeler,
öncelikle linalil asetat sonra da linalool'dur. bunlar
asiktikmonoterpenik maddeler grubundadır. Bunların dışında
Terpinol, pinen, cineol gibi maddeler de vardır.
Kullanımı :
Misk adaçayının çiçekli dalları ve yapraklarının midevi,
kabız ve terlemeye azaltıcı ve yatıştırıcı olarak kullanıldığı
belirtilmektedir. Ancak bu bitkinin uçucu yağının esas
kullanım alanı parfümeri sanayiidir.
X-
|