OĞUL OTU, ADİ OĞULOTU, MELİSA
 |
Tanımı
Kökeni ve Yayılışı : Oğul otunun kökeninin öncelikle
Önasya olduğu ancak hemen bütün Akdeniz Bölgesi'nde
bulunduğu belirtilmektedir. Eski çağlarda oğul
otu tıbbi bitkiden çok arıların fazla ziyareti
nedeni ile arı bitkisi olarak üretilmiştir. Botanik
Özellikleri : Labiatae familyasına bağlı olan
Melissa orta yüksek, çok |
senelik otsu bir bitkidir. Çok sayıda
yan kökleri içeren bir kök yumrusu bulunur. Kökler çok
lifli olup, rengi beyazımsıdan açıkkahverengiye kadar
değişir. Gövde dik veya yarı dik olup genellikle 60-100
nadiren 120 cm yüksekliktedir. Gövdenin enine kesiti
4 köşelidir. Bitki uzun ömürlü olup, iyi koşullarda
ömrünün 25-30 yıl olabileceği belirtilmekle beraber,
normal kültürü yapıldığında faydalanma süresi 3-4 yıldır.
Melissa yaprağı kısa veya uzun bir sapla (1.5-3.5 cm
)gövdeye bağlanır.
Yaprakları oval olup, yaprağın temeli kalp şeklinde
olmasına karşılık uç kısmı sivrileşmiştir. Yaprak 2-8
cm uzunlukta, 1.5-5 cm genişlikte olup, üst yüzü koyu
alt yüzü daha açık yeşildir. Yaprağın kenarları dişlidir.
Genel olarak yapraklar bitkinin alt kısmından üst kısmına
doğru gidildikçe küçülür. Yapraklardaki damarlar çok
belirgindir. Yaprağın alt yüzü ise genellikle fırça
tüylerle kaplıdır.
 |
Melissa'da çiçekler
sap uçlarında küme halindedir. Renkleri mavimsi
beyaz açık lila veya sarımsı beyazdır.
Melissa 'da özellikle büyüme, tüylülük ve çiçek
rengi çok varyasyon göstermektedir. |
Kültürü
İklim ve Toprak İstekleri : Melissa fazla kuru olmayan,
sıcak ve güneşli yerleri sever. Besin maddelerince zengin
kumlu-tınlı topraklarda iyi yetişir. Belirli ölçüde
gölgeye dayanıklıdır. Fazla rutubetli ve gölgeli yerlerde
özellikle kaliteli drog elde etme olanağı yoktur.
Tohumluk :Melissa'nın ortalama 1000 dane ağırlığı 0.620 gr.dır.
Safiyetinin %95 olması, çimlenme kabiliyetinin minimumun %70
den aşağı olmaması istenir. Çimlenme denemeleri 21-28 gün
ve 20 oC'de devam eder. Aydınlık ve karanlığın çimlenmeye
etkisi yoktur. Çimlenme kabiliyetini 2-3 yıl devam ettirir.
Yetiştirme Tekniği : Yetiştirilmesinde üç yöntem uygulanmaktadır
 |
Vegetatif ortamlarda
yapılan üretim : Bunun için bitkinin ya toprak
üstü organlarından veya toprak altı organla rından
yararlanılır. Toprak üstü organların dan koltuk
altı sürgünle ri olabildiği gibi özellikle yaşlanmış
plantajlarda ilkbaharda sürgünler biraz uzayınca
|
bunlardan alınarak yen üretim yapılır. Şayet toprak
altı organları ile üretim yapılmak isteniyorsa Sonbaharda
veya İlkbaharda çok erken devrede söküm yapılarak bu
vegetatif organların istenilen sıra arası ve üzeri mesafesinde
dikimleri yapılır.
Vegetataif organlarla üretim özellikle ıslah çalışmalarında
kullanılır. Zira oğul otunda yabancı döllenme olduğundan
genotipi değiştirme den üstün veya seleksiyonla yeni hatların
oluşturulmasında bu yöntem kullanılır.
Yastıklarda Fidelerin Yetiştirilmesi ve Tarlaya Şaşırtılması
: Oğul otunun üretiminde en çok kullanılan bu yöntemde
bitkinin generatif organları (tohumları) önce yastıklara
ekilmekte, buradan elde edilecek fideler tarlaya şaşırtılmaktadır.
Genellikle 50-80 gr tohumluk 12-15 m2 lik bir yastığa
ekilir. Buradan 1 dekara yetecek kadar fide elde edilir.
Yastıklara ekilen tohumlar 3-4 hafta sonra çimlenirler.
Çimlenen bu fideler yeterince büyüyüp dikilecek duruma
geldiklerin de tarlaya şaşırtılırlar. Tarlaya şaşırtma
işlemi Sonbahar veya İlk baharda olmaktadır. Eğer Sonbaharda
yapılacak ise Temmuz-Ağustos aylarında ekilmeleri gerekir.
Oğul otunun genç bitkileri soğuklara fazla dayanıklı
olmadığından sonbaharda dikim yapıldığın da soğuklar
başlamadan genç bitkilerin üzerlerini tahıl sapı veya
benzeri bitki artıkları ile örtmek gerekir. Şayet fidelerin
dikimi İlkbaharda yapılacak ise fideliklere ekim kış
aylarında yapılmalıdır. Kasım-Aralık aylarında yastıklara
ekilen tohumlardan çıkan fideler Mart sonu veya Nisan
başında tarlaya şaşırtılmalıdır.
Tarlaya dikimde bitki sıklığının 40x50 cm veya 50x40
cm olması gerekir. Ancak mekanizasyon durumuna göre
bu değerler değişmek tedir.
Doğrudan Tarlaya Ekim : Yaygın olmayan bir yöntemdir. Bu
yöntem de, bitki sıklıklarının belirlenmesi, atılacak
tohumluk miktarının saptanması ve ekim zamanlarının
iyi belirlenmesi gerekir. Ayrıca toprak işleme ve tohum
yatağının çok iyi hazırlanması gerekir. Zira tohumlar
çok küçüktür.
Bakım : Melissa yeterli rutubet ve sıcaklığın bulunduğu koşullarda
çok iyi büyüyen ve kısa zamanda toprak yüzünü örten bir bitkidir.
Ancak özellikle gelişmenin başlarında çapa yapılması ve ot
alınması zorunludur. Daha ileri devrede toprak yüzünü kapladığından
yabancı otların gelişmesine meydan vermez. Ege koşullarında
melissa yetiştirmek için çapa ve sulama şarttır. Gelişmenin
başlangıcında veya biçimden sonra sulanması çapa yapılması,
bitkiler toprak yüzünü kaplamadan ikinci çapa yapılması ayrıca
tüm vejetasyon devresinde yeterince sulanması gerekmektedir.
Koşullarımızda sulamadan melissa üretimi söz konusu değildir.
Sulama sıklığı bölge durumuna, gelişme zamanına göre değişmekte,
özellikle yaz aylarında her biçimde 2-3 sulama gerekmektedir.
Melissa verimli toprakları sevdiği gibi, iyi bir şekilde gübrelenmesi
de verime çok etkili olmaktadır. Gübrelerden özellikle azotlu
gübrelerin bir kısmının ilkbaharda vejetasyonun başladığı
devrede diğer kısımların her biçimden sonra verilmesi önerilmektedir.
Oğul otunun toprak üstü aksamı fazla olduğundan özellikle
azotlu gübrelemeye karşı fazla reaksiyon göstermekte, azotlu
gübre ile verim artmaktadır. Oğul otunda özellikle azotlu
gübrenin etkili olması, bu bitkinin bünyesindeki besin elementleri
oranının yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.
Oğul otunda yabancı otlarla mücadelede en etkin yol mekanik
olarak yabancı otların yok edilmesidir. Ancak bu yöntemin
ekonomik yönden uygulanma imkanı olmayan yerlerde buna ek
olarak kimyasal mücadelede mümkündür.
Biçim : Verim genel olarak birinci yıl az olmakta, diğer
yıllar artmaktadır. Genellikle yılda 3 biçim yapılabilmektedir.
En uygun biçim zamanının çiçeklenmeden hemen önceki devre
olarak belirtilmektedir. Biçimde biçimin fazla derinden olmaması,
biçimin topraktan 5-10 cm üstten yapılması önerilmektedir.
Ayrıca son biçimin çok geçe kalmamsı gerekir, zira kışı geçirebilmesi
için son biçimden sonra biraz sürgün vermelidir. Biçimde yeşil
herba bastırılmaya karşı çok hassastır. Bu nedenle biçilen
yeşil herbanın taşınması esnasında bastırılması halinde basılan
yerler kurutma esnasında siyaha dönüşürler. Bu ise kaliteyi
çok etkilemektedir.
Küçük işletmelerde biçimden hemen sonra sap-yaprak ayrımı
yapıldıktan sonra kurutulur. Ancak büyük işletmelerde
bu çok el emeği istediğinden yapma olanağı yoktur. böyle
yerlerde biçimden hemen sonra herba yeşil herba ufak
parçalara ayrılır. ancak burada kesicinin çok keskin
olması gerekmektedir. Kesilen parçalardan vantilasyonla
sap ve yaprak kısımları ayrılır. bu yöntemle elde dilen
drog pek kaliteli değildir. Zira içinde belirli ölçüde
sap parçacıkları bulunmaktadır. Ayrıca parçalama ile
yapraklarda önemli sayılabile cek uçucu yağ kaybı söz
konusudur.
Oğul otunda biçim genel olarak çiçeklenme döneminde
yapılmak tadır. Zira drog yapraktaki uçucu yağ oranı
çok erken dönemde ve çok geç dönemde oldukça düşük bulunmaktadır.
Kurutma : Biçimden sonra kurutmanın hemen yapılması
gerekmek tedir. aksi halde yaprakların rengi koyulaşmakta,
hatta koyu kahve rengiye dönmektedir. Kurutmada sıcaklığın
20-35 oC arasında olması, 40 oC'yi geçmemesi gereklidir.
Verim : Verim dikim zamanı, ekolojik koşullara göre büyük
varyas yon göstermektedir. Özellikle birinci yıl verim
düşük olmakta ikinci yıldan itibaren artmaktadır. Bun
göre yeşil herba 1.yıl 200-1000 kg/da ikinci yıl ise
1000-2000 kg/da arasında değişmektedir. Buna göre drog
yaprak verimi ise 100-200 kg civarında bulunmaktadır.
Hastalık ve Zararlıları : Mantari hastalıklardan Puccinia
menthae ve Septoria en önemlileridir. Özellikle septoriadan
çok korkulmaktadır. Bu özellikle rutubetli yerlerde ve sık
bitki topluluğunun bulunduğu durumlarda ortaya çıkmaktadır.
Saplarda beyazımsı lekeler halinde zarar yapan ve sürgünlerin
solarak ölmesine neden olan Sclerotinia grubuna dahil mantarların
yaptığı hastalıklar da önemlidir.
Zararlılardan en önemlisi genç sürgünlerde pas oluşturan Cnephasia
wahlbomiana'dır.

Tüketimi
Kullanılan Bitki Kısmı : Folia melissae, Herba melissae
Etken Maddesi : Oğul otunun karakteristik kokusu içerdiği
uçucu yağdan kaynaklanmaktadır. Uçucu yağ oranı % 0.01 - %
0.25 arasında değişmektedir. DAB 8'e göre minimum uçucu yağ
oranının % 0.05 olması istenmektedir. Bugün seleksiyon ve
kültürel önlemlerle uçucu yağ oranı % 0.3'ün üzerine çıkmıştır.
Drogta uçucu yağdan başka taneli maddeler, flavon türevleri
ve bazı bitki asitleri bulunmaktadır.
Folia melissae'de uçucu yağ oranı vegetasyon devresinde
sabit değildir. Uçucu yağ oranı bitkide çiçeklenmeye
kadar artmakta, daha sonra azalmaktadır. Ayrıca biçimin
yapıldığı aya göre de değiş mekte, genellikle erken
yaz dönemindeki (Mayıs sonu - haziran başı) biçimde
uçucu yağ oranı daha yüksek bulunmaktadır.
Oğul otunda yaprakların bitkide bulunuş yerine göre de uçucu
yağ oranı farklılık göstermekte genelde orta yapraklarda uçucu
yağ oranı daha yüksek bulunmaktadır.
Yurdumuzda da yaygın olarak yetiştirilen oğul otundaki uçucu
yağ oranı oldukça düşüktür.
Kullanımı : Melissa yaprağı eskiden beri midevi, karminatif
ve sedantif etkisinden dolayı kullanılmaktadır. Ayrıca aromatik
ve antiseptik olarak ta kullanım alanı mevcuttur.
X- |