PAPAYA

12. Papaya (Carica papaya), anavatanı Güney Amerika olduğu tahmin edilmektedir. XVII inci asırda Hindistan'a getirilmiştir. Ağacın taç kısmındaki gövdesinde daima dökülen yaprakların uzun sapları kalır.
Yaprakları yıldızvari ve geniş, kenarları ise dişlidir. Bu yapraklar koparıldıkları vakit saplarından incir gibi bir süt akar. Papa ya meyveleri içinde dilimlere bölünmüş, ortalama 30 cm. boyunda ve açık turuncu renkteki etinin ortasında kavun gibi birkabuk içinde bir çok yuvarlak ve kahve renginde küçük tohumları (çekirdekleri) vardır. Papaya tıpkı uzunca bir kavuna benzer ve kavun gibi dilimlere kesilerek çiğ olarak yenir. Ama tadı tatlı ise de kavun gibi sulu ve kokulu değildir. Bu tad daha çok tatlı bir bal kabağını andırır. Üretilmesi: Tohumları ile çoğaltılır.
Tohumlarının yastıklara dikilmesi ve fideleri bir iki aylık olduktan sonra ortalama 4,5 X 4,5 m aralıkla üretilen papaya, evcimen bir bitki olduğu için fideler ikişer üçer bir araya dikilerek, dikimden bir sene sonra da olgun meyve verir.
Papaya ağacının içinde fazla dolgu olmadığı için, gövdesi çok yumuşak ve kabadır. Bu nedenle rüzgarlı yerlerde bir cam gibi kırılır. Bu zayıflığını önlemek amacıyla, papayalar daima diğer ağacların koruması altında ve ya evlerin çevresinde yetiştirilir. Bir çok yerlerde papayaların ev çevresine dikildiği zaman sivrisineklerin ağacın kokusundan kaçtığı da iddia edilmektedir.
Yıl boyu meyve veren bu bitkinin, bir yıl içinde verdiği meyve, ağaç başına. 60-100 adet kadardır. Meyvelerin içerdiği Papaine), hazmı kolaylaştırdığı için papaya uzak doğu ülkelerinde çok üretilir ve hemen hemen hiç bir köylünün bahçesinden eksik olmaz. Meyveler ham iken afyon gibi üzerleri çizilerek sütü ile karışık suyu toplanır ve bu kurutularak tıbda kullanılan «Papaine,> elde edilir.
ANA SAYFA