|
BAĞCILIK
  
Gübreleme
Genelde bağlar organik
maddece fakir olan topraklarda tesis edilmektedir. Bu nedenle bağlar
için çiftlik gübresinin önemi daha fazladır. Ancak, çiftlik gübresi
asmanın tüm besin elementleri ihtiyacını karşılamayacağı için ticari
gübreler de kullanılmalıdır.Doğru miktarda, dengeli ve zamanında
yapılan uygun gübreleme bağcılıkta ürün miktarını ve kalitesini
artırmakta ve bağların hastalık zararlı ve dona karşı dirençlerini
de yükseltmektedir. Bu sebepten bağlarda iyi gelişmeyi sağlamak
ve yeterli ürün alabilmek için topraktan kaldırılan besin maddelerinin
yeniden takviye edilmesi gerekir.
Bağlara verilecek gübre miktarının tesbiti için birçok faktör gözönünde
bulundurularak önceden bazı tahlillerin yapılması gerektmektedir.
Her bölgede hatta her bağda ihtiyaç duyulan mineral ve organik madde
miktarını
ayrı ayrı tesbit etmek daha sonra buna göre gübreleme yapmak en
isabetli yoldur. Bizim bölgemiz için tavsiye edilen gübre miktarı
saf madde olarak kuru koşullarda yerli bağ için 10 kg/da azot, 8
kg/da fosfor, sulu koşullarda kültür bağ için ise 14 kg/da azot,
9 kg/da fosfordur.Azotlu gübrenin bağlara en uygun verilme zamanı
ilkbaharda ilk toprak işlemesinden hemen önce şubat-mart aylarıdır
,istenirse azotlu gübrenin ikinci yarısı nisan-mayıs
aylarında da verilebilir.Çiftlik gübresi ile fosforlu gübreler ise
sonbahar toprak işlemesi sırasında sıralar arasına verilerek toprakla
karışması sağlanır.
Sulama
Asmanın büyüyüp gelişmesi için topraktaki su miktarının daimi solma
noktasının üstünde olması gerekmektedir.
Asmanın hızlı gelişme devresi olan mayıs-haziran ayları ile salkımların
ben düşme zamanında (Temmuz ) kök bölgesinde yeterli su bulunmadığı
hallerde omcaların gelişmesi yavaşlar, yapraklar pörsür ve renkleri
solar,salkımlardaki taneler normal iriliklerini alamaz ve renkleri
donuklaşırüzerlerinde güneş yanıkları oluşur. Böyle durumlarla karşılaşınca
bağın suya ihtiyacı olduğu anlaşılmalıdır.
Kış yağmurları normal düşmüşse toprak tarafından tutulmuş olan su
bağların bahar gelişmesine yeterli olacaktır. Sulama imkanı olan
taban bağlarda iki kez sulama ve sulamadan sonra tava gelince toprak
işleme çok iyi sonuç
vermektedir.Kışın kurak geçmesi durumunda ve ayrıca bağlar uyanmadanönce
bir su verilip ardından toprak işleme yapılması uygundur.Bağlarda
çiçeklenmenin hemen sonrasında ve tanelere ben düşme başlangıcında
sula
maya özellikle dikkat etmek gerekir. Kurutmalık ve şaraplık bağlarda
ise meyvenin olgunlaşmasından 3-4 hafta önce sulama kesilmelidir.
Bağa verilecek su miktarı iklime, toprağa ve çeşide göre değişiklik
gösterir. Toprağın üstten 60-70 cm'lik kısmı suya doymalıdır. Bunu
anlayabilmek üzere sulama yapıldıktan sonra bir demir çubuk toprağa
batırılmalı ve rahatça ilerlediği derinlik suyun işleme seviyesi
olarak kabul edilmelidir. Karığın suyla doldurularak suyun sıra
sonuna ulaşması da verilecek su miktarının yeterliliğinin tesbitinde
bir ölçü olarak kullanılmaktadır.
Yurdumuzda bağlarda sulama çoğunlukla karık usulüyle yapılmaktadır.
Yinede son yıllarda damla sulama ve sprink yöntemi de uygulanmaktadır.
Toprak İşleme
Kültür bitkileri içinde
en fazla toprak işlemesi isteyen bitki asmadır.Sonbaharda yaprak
dökümünden sonra, budamadan önce yapılacak toprak işleme yabancı
otlarla savaşımda ve kış yağmurlarının toprakta emilmesine yardımcı
olmaktadır. Daha sonra biri budamadan sonra, bir de ilkbahar geç
donlarından sonra yapılacak toprak işleme toprağın havalanmasını
ve suyun toprakta muhafazasını sağlamaktadır. Bu sırada çapa ile
boğaz açma ve boğaz kök
lerinin temizliği de önemli bakım işlerindendir. Ayrıca tane bağlamadan
sonra yapılacak toprak işlemesi ve çapa da etkili olmaktadır. Bağlarda
yabancı ot için ilkbahar ve yaz aylarında 2-4 çapa yeterli olmaktadır.
Budama
Asmanın budanması çok
bilgi ve beceri isteyen bir teknik iştir. Bu nedenle asmanın fizyolojisini
ve budama esaslarını bilmek gerekir. Aksi halde üzümün kalitesi
düşmekte, verim azalmaktadır.Asma, bir yıllık sürgünler üzerinde,
üzüm çeşitlerine göre mahsuldar gözlerin yerinin bilinmesi şartı
ile asmanın kaldırabileceği kadar verimli
çubuk (göz) bırakmak ve lüzumsuz çubukları kesmek biçiminde budanır.
İklim şartlarına göre budamanın; ocak-şubat, hatta mart aylarında
yapılması uygundur.Budama şekli olarak hem daha yüksek bir verim
ve kalite elde edilmesi, hem de özellikle boncuklanmanın önlenmesi
açısından 5-8 göz üzerinden uzunlu kısalı karışık budamaya imkan
sağlayan telli terbiye şekillerinden 60-80 cm gövde yüksekliğine
sahip "guyot sistemi" ya da "guyot + T" terbiye
şeklinin uygulanması önerilmektedir.
Bağ Hastalıkları ve
Zararlıları
Bağ Hastalıkları ve MücadelesiBağ
Küllenmesi (Uncinula Necator): Kurak bölgelerde daha çok rastlanan
bu hastalık, Omcanın tüm yeşil organlarında (yaprak, sap, sürgün
salkım ve tane) görülür. Yapraklar çok küçükken
hastalığa yakalanabilir ancak, belirtileri yapraklar büyüdükten
sonra kendini gösterir. Hastalığa yakalanan yapraklar önce normal
yeşil rengini kaybeder, yaprağın alt ve üst yüzeyleri kirli beyaz
renkte kül serpilmiş gibi bir görünüm kazanır daha sonra yaprakların
kenarları kıvrılır ve normal şekillerini kaybeder. Hastalığa yaka
lanan çubukların üzerinde yer yer gri renkli lekeler belirir. Meyveler
ben düşme zamanına kadar hastalığa yakalanabilirler ve hastataneler
çatlar ve küçük kalırlar.Çiçeklerin ve yaprakların hastalanmasıyla
ürün azalmasına, salkımların hastalanmasıyla ürünün kalitesinin
düşmesine, çubukların hasta lanmasıyla da kış soğuklarından zarar
görmesineneden olur.
Mücadelesi:
Kültürel Tedbirler: Hastalığın
görüldüğü yerlerde bağlar sürgün vermeden önce kabuklar temizlenmeli
hastalığın bulaşma ihtimaline karşı % 3-4 lük bordo bulamacı püskürtülmeli,
verimi etkilemeyecek derecede kısa budama yapılmalıdır.Kimyasal
Mücadele: Bir yıl önce hastalığın görüldüğü yerde mücadele yapılır.
Hastalığın görüldüğü yerlerde mücadelenin her yıl yapılması gerekir.
İlkbaharda hastalık belirtileri görülmeden ve sürgünler 20-40 cm
boylandığında ilk ilaçlamaya başlanır. Çeşit ve şartlara göre 3-5
ilaçlama yapılır. Bağ küllemesine karşı kullanılan klasik ve ekonomik
ilaç toz kükürt'tür.
İlaçlama Zamanları:
1. İlaçlama: Çiçekten
önce, sürgünler 20-40 cm boylanınca, saf kükürt'ten dekara 1,5-2
kg veya 3-4 kg bağ kükürdü kullanılır.
2. İlaçlama: Çiçeklenmenin
sonunda salkımlar tane bağladığı zaman saf kükürt'ten dekara 3-4
kg veya 6-8 kg bağ kükürdü kullanılır.
3. İlaçlama: İkinci ilaçlamadan
15 gün sonra koruklar saçma iriliğini aldığı zaman saf kükürtten
dekara 4.5-5 kg veya 7-10 kg bağ kükürdü kullanılır.
4. İlaçlama: Son ilaçlamadan 15 gün sonra dekara 4.5 kg saf kükürt
veya 7-10 kg bağ kükürdü atılır.Toz kükürdün dışında hazır kükürtlü
ıslanabilir toz preparatlarda gerektiğinde hastalığa karşı kullanılabilir.
Bağ Mildiyösü (Plasmopara Viticola): Hastalık omcanın bütün yeşil
kısımlarında görülür. ilkbaharda yapraklarda yağ lekesi şeklinde
lekeler meydana gelir, sonra bu yağ lekelerinin altında beyaz kadife
gibi bir örtü meydana gelir ki bunlar sporangisporlardır. Enfeksiyona
uğrayan üzüm taneleri kahverengileşir buruşur ve kabuğu meşin görünümünü
alır.
Yaprak altlarında meydana gelen bu örtü sonradan salkımlarda yeşil
sürgünlerde ve omcanın bütün yeşil kısımlarında görülür. Hava sıcak
ve kurak geçerse bu örtü kahverengine döner. Hastalıklı salkımlar
bir müddet sonra tamamen kururlar. Fazla hastalanan omcalardan hiç
ürün alınmaz. Hasta yapraklar dökülür ve çubuklar çıplak kalır.
Bir sene mildiyö hastalığı geçiren bir omca iki sene kendini toparlayamaz.
|