ORGANİK SEBZE ÜRETİMİ ( EKİM NÖBETİ , ÜRÜN SIRALAMASI
VE BİRLİKTE ÜRETİM SİSTEMLERİ )
İÇERİK
1. GİRİŞ 1
2. ORGANİK SEBZE ÜRETİMİNDE EKİM NÖBETİ 2
3. EKİM NÖBETİNDE BİTKİLERİN UYUŞUMU 4
4. BAZI SEBZELERİN BİRBİRLERİNE GÖRE ÖN VE ART BİTKİ OLABİLME
DURUMLARI 5
5. EKİM NÖBETİ UYGULAMALARI OLUŞTURULURKEN DİKKAT 9
EDİLECEK NOKTALAR
6. ÜRÜN SIRALAMASI 10
7. BİRLİKTE-EŞZAMANLI ÜRETİM 11
8. KAYNAKLAR
1. GİRİŞ
İnsan beslenmesinin devamlılığının sağlanabilmesi için, tarımsal faaliyetlerin
yürütülmesi zorunludur. Bu faaliyetleri yürüten üreticiler, zaman içerisinde
bazı faktörlerin etkisi ile aynı üretim alanında sürekli olarak bir türe
ait bitkileri yetiştirmeye başlamışlardır. Bir üretim alanında sürekli
olarak aynı bitki türünün yetiştirilmesi “tek bitki üretimi-monokültür”
olarak tanımlanır. Tek ürün üretimine üreticileri yönlendiren nedenler
arasında; üretilen ürünün piyasada yüksek fiyat bulması, tüketiciler tarafından
sürekli talep edilen bir ürün olması, üretimi kolay olması ve üreticinin
üretimini bilmediği bitki türlerinin üretiminden kaçınması gibi nedenler
sayılabilir.
Tek ürün üretiminin zaman içerisinde yaratmış olduğu pek çok olumsuzluklar
vardır. Bunlar; sürekli olarak toprağın belli derinliğindeki su ve besin
maddesinin tüketilmesi, tüketilen besin maddesinin telafi edilmesini amaçlayan
aşırı sentetik gübre kullanımı sonucunda bunların kalıntılarının su kaynakları
ile toprak kirliliğine neden olarak doğadaki yaşam zincirini olumsuz etkilemesidir.
Ayrıca, yetiştirilen türe ait hastalıkların etkinliğinin, zararlılarının
yoğunluğunun artması ve bunların etkinliğini önlemek amacıyla aşırı miktarda
zirai mücadele ilaçlarının kullanımı sonucunda doğada mevcut olan yararlı-zararlı
böcek dengesinin ortadan kalkması, bu ilaçların toprakta ve üretilen ürün
üzerinde biriken kalıntıları sonucunda doğa ve insan sağlığının tehdit
altında olması, toprak mikroorganizma yapısının bozulmasıyla toprak faunasının
olumsuz etkilenmesidir.
Organik tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal
dengeyi yeniden kurmaya yönelik olarak, çevreye ve insana dost üretim
sistemlerini içermekte olup, sentetik gübre ve zirai ilaç kullanımını
yasaklamasının yanında, organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti, toprak
muhafazası, bitkinin direncini arttırma, parazit ve predatörlerden yararlanmayı
ve bütün bu işlemlerin kapalı bir sistem içerisinde yürütülmesini amaçlayan
üretim sistemidir (İlter ve Altındişli, 1998).
Organik tarımda, hatalı uygulamalar sonucunda yapısı bozulan toprağın
iyileştirilmesi ve içindeki mikroorganizmaların korunup beslenmesinin
sağlanması, toprağın tek yönlü sömürülmesi önlenerek doğal verimliliğinin
devam ettirilmesi ana ilkelerden birisidir. Bunu sağlamanın etkili yöntemlerinden
bir tanesi ise; iyi planlanmış ekim nöbetlerinin uygulanmasıdır.
Sebzeler içermiş oldukları mineral ve vitaminleri ile insan beslenmesinde
önemli rol oynayan bitki türleridir. Kültürü yapılan sebzeler değişik
familyalara aittir ve her birinin toprak ve iklim istekleri farklıdır.
Bir kısmı derin köklü (domates, biber, kabak), bir kısmı yüzlek köklüdür
(salatalar, ıspanak). Bir kısmı serin iklim sebzesi (ıspanak, salatalar,
lahana, karnabahar), bir kısmı yazlık sebzelerdir (domates, biber, patlıcan,
kabak, hıyar, karpuz, bamya).
Organik tarım esasları çerçevesinde yürütülecek sebze ekim nöbetleri,
sebze türlerinin özellileri dikkate alınarak hazırlanıp uygulanır ise;
gelecek nesillerden ödünç olarak alınıp kullanılmakta olan topraklar,
gerçek sahiplerine yapısal bozukluğa uğratılmadan teslim edilebilecektir.
2. ORGANİK SEBZE ÜRETİMİNDE EKİM NÖBETİ
Sebze yetiştiriciliğinde ekim nöbeti uygulaması, ticari sebze ürerimi
ve ev bahçesi üretimlerinde uzun süreli başarı elde edilebilmesi için
gereklidir. Tarımsal işletmelerde ekim nöbeti uygulanması, organik tarımın
ana prensiplerinden birisidir. Doğru ürün seçerek ekim nöbeti uygulayan
bilinçli üreticiler, arazilerinin verimliliğinin uzun yıllar devam etmesini
sağlarken, toprak yapısının ve mikroflorasının korunmasını da sağlar.
Ekim nöbeti; rotasyon ve münavebe kelimeleri ile eş anlamlı olup, tarımsal
faaliyet gösterilen bölgenin iklim ve toprak özellikleri dikkate alınarak,
yüksek verimli ve kaliteli üretim yapmak amacıyla farklı kültür bitkilerinin
birbirini, karşılıklı olarak destekleyebilecek ve tamamlayabilecek şekilde
ard arda yetiştirilmesine denir.
Sebze yetiştiriciliğinde ekim nöbeti; toprak sağlığını arttırmak, verimli
ve kaliteli ürün elde etmek amacıyla arka arkaya yetiştirilecek sebze
türlerinin bir plan ve program dahilinde seçilmesidir. Bir üretim alanında
ekim nöbeti izlenmediğinde, toprak verimliliğini olumsuz yönde etkileyen
faktörler şunlardır: Toprak kökenli hastalık etmenlerinin etkenliğinin
artması, nematodların daha aktif hale geçmesi ve populasyonlarının artması,
topraktaki organik madde miktarının sürekli olarak azalması, kullanılan
sentetik bitki besin maddesi ve zirai mücadele ilaçlarının toksik etki
yapan kalıntılarının artma olasılığının yüksek olması ve toprakta bulunan
temel mineral elementlerin dengesinin bozulmasıdır.
Ürün ekim nöbetinde ana prensip; aynı familyaya ait olan sebze türlerinin
tek ürün yetiştiriciliği (monokültür) zihniyeti ile arka arkaya üretilmemesidir.
Bunun ana nedeni; aynı familyaya ait türler topraktan aynı besin maddelerini
alarak beslenirler ve toprak verimliliğinin azalmasına neden olurlar.
Örneğin; sebzeler yakılıp külleri incelendiğinde; demir (F2O3) pırasada
% 7.0, lahanada ise % 0.7 oranında bulunmaktadır. Bilindiği üzere bu iki
sebze türü farklı familyalara aittir. Potasyum (K2O) ise; Lahana külünde
% 48.3 ve karnabahar külünde ise % 23.4 düzeyinde bulunmaktadır. Bu iki
tür lahanagiller (Cruciferae) familyasına ait olup topraktan fazla miktarda
K2O kaldıran sebzelerdir. Mg bezelyede % 8.0 iken, salatalarda % 2.2 dir.
Fosfor (P2O5) ise; turpta % 41.1, bezelyede % 1.0 dır. Sebzeler için geçerli
olan bu durum diğer bitki grupları için de aynıdır. Örneğin; şekerpancarı,
4 ton kök+2 ton yaprak verimi ile bir dekar alandan besin maddesi olarak
15 kg N+6 kg P2O5+17.5 kg K2O+12 kg CaO kaldırırken, yonca 800 kg/da kuru
ot verimiyle 25 kg N+5.5 kg P2O5+14.5 kg K2O+23 kg CaO kaldırmaktadır.
Bu nedenledir ki organik tarımın ana prensiplerinden birisi toprak yapısının
korunarak tarım yapılmasıdır. Toprak yapısının korunmasını sağlayan uygulamalardan
en önemlisi ise; tarımsal faaliyetler uygulanırken bilinçli bir ekim nöbeti
uygulanmasıdır (Şencan, 1976).
Ayrıca; aynı familyaya ait sebze türleri, aynı hastalık ve zararlılara
hassas olurlar. Yaygın olarak üretimi yapılmakta olan sebzelerin ait olduğu
familya sayısı toplam olarak 10 tanedir. Örneğin; soğan, sarımsak ve pırasa
soğangiller (Amaryllidaceae), domates, biber, patlıcan ve patates patlıcangiller
(Solanaceae), hıyar, karpuz, kavun ve kabak kabakgiller (Cucurbitaceae),
lahana, karnabahar, brokkoli, bürüksel lahanası, kırmızı lahana, turp,
şalgam, roka ve tere lahanagiller (Cruciferae) familyalarına ait sebze
türleridir. Toprakta yaygın olarak bulunan ve sebze üretiminde büyük sorun
olan toprak kökenli bir çok hastalığın etkinliği “zaman esas alınan ekim
nöbeti” programları ile önlenebilmektedir. Fusarium kökenli hastalık etmenleri;
fasulye ve bezelyeyi de kapsayan bir çok sebze türüne önemli ölçüde zarar
veren bir hastalık etmenidir. Bu hastalık etmeni ile aynı üretim parselinde
2-3 yıllık ekim nöbeti programı uygulayarak başa çıkılabilmektedir.
Lahana kök çürüklük etmeni bir fungus olup, etkinliği; aynı üretim alanında
4-5 yıl lahanagillerden bir tür üretilmeyerek ortadan kaldırılabilmektedir.
Örneğin; birinci yıl beyaz baş lahana üretilmiş ve hastalık bu ürerim
periyodunda etkili olarak önemli ölçüde ürün zararına neden olmuş ise;
ikinci yıl aynı üretim alanında brokkoli, kırmızı baş lahana, brüksel
lahanası ya da karnabahar üretimi yapıldığında zararın etkisi katlanarak
artmaktadır.
Verticillium solgunluk etmeni bir fungus olup, domateste önemli ölçüde
zarar yapan toprak kökenli bir hastalık etmenidir. Domates tarımından
sonra, topraktaki etkinliği uzun yıllar kalabilmektedir. Bu nedenle hastalığın
etkili olduğu üretim alanlarında domatesin arkasından tekrar domates ya
da biber, patlıcan ve patates üretimi yapılmamalıdır. Günümüzde, bakteri
ve fungus kökenli hastalıklara dayanıklı ya da toleranslı sebze çeşitleri
geliştirilmiştir. Ancak, bu dayanıklılık etmeninin, söz konusu çeşitlere
hangi ıslah metotları ile aktarıldığı organik tarım prensipleri yönünden
önemlilik arz etmektedir.
Domates, havuç ve patates, kök ur nematodlarına karşı çok duyarlı olan
sebzelerdir. Tatlı mısır ve diğer tahıl grubu sebzeler ise, bu zararlı
etmenini baskı altına alabilen bitki gruplarıdır. Kök ur nematodları,
genellikle sebze grubu bitkilerden soğan ve karpuzda zararlanma yapmaz.
Ekim nöbetinde bitki seçimi yaparken, üretilen ön bitkinin toprakta ne
kadar organik madde bırakacağı da önemlidir. Kök kalıntıları ile toprağa
bırakılan organik madde miktarı sebze türlerine göre de değişim göstermektedir.
Örneğin; lahana 50-80, karnabahar 30-60, ıspanak 30-40, havuç 50-90, kırmızı
pancar 60-70, maydanoz 10-20, kereviz 100-130, pırasa 50-100, soğan 90-100,
bodur fasulye 50-70, bezelye 20-50, hıyar 20-80, domates 20-80 ve salatalar
ise 10-30 kg/ da organik madde bırakmaktadır. Tahıllardan olup sebze olarak
üretilen tatlı mısırın da toprağa bıraktığı organik madde miktarı çok
fazladır. Ancak, tatlı mısırın toprakta bırakmış olduğu organik madde
kısa sürede parçalanmaz. Yazlık ve kışlık kabaklar, karpuz ve baklagillerin
bıraktığı organik materyaller ise; kısa sürede parçalanabilir (Şencan,1976)
Ekim nöbeti uygulamalarına yeşil gübreleme amaçlı bitkiler de alınmalıdır.
Bu amaçla seçilen bitkilerin baklagil olmasının havanın serbest azotunun
toprağa bağlanmasını sağlamasının dışında başka faydaları da vardır. Baklagil
bitkileri; gölgeleme etkileri ve gevşek kök sistemleri nedeniyle, toprağın
organik maddesini ve strüktürünü arttırır, toprağın fazla kurumasını önleyerek,
toprak yapısının korunmasını sağlar. Toprakta K, Ca ve Mg gibi katyonların
yıkanarak uzaklaşmasını önler, erezyonun kontrol altına alınmasına yardımcı
olur ve toprak yapısının iyileşmesine katkıda bulunur, yabancıot, hastalık
ve zararlılar ile mücadelede faydalıdır (Ceylan, 1994).
Ayrıca ekim nöbeti programına konulacak sebze türü seçerken, bitkilerin
derin ya da yüzlek köklü olma özellikleri de dikkate alınmalıdır. Örneğin;
salata grubu sebzeler (marul, kıvırcık, baş salata), pancar ve diğer yeşillikler
yüzlek köklü sebzelerdir. Toprağın ilk 20-30 cm derinliğindeki besin maddelerinden
yararlanabilirler. Bu bitkiler dallanıp toprak yüzeyinde gölgeleme yapabilme
özelliğine de sahip değildir. Bu türlere ait bitkilerin üretimi aşamasında
yabancı ot kontrolü sağlayabilmek amacıyla sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri
oldukça dar tutulmalıdır. Diğer taraftan; domates, biber, yazlık kabaklar
ve kavun derin köklü sebzelerdir ve 60 cm toprak derinliğine kadar olan
bitki besin maddelerinden yararlanabilme özelliğine sahiptirler. Bu nedenle;
yüzlek köklü sebzelerden sonra derin köklü sebzelerin ekim nöbeti programlarına
konulmasında fayda vardır. Ayrıca, derin köklü olarak adı geçen bu sebzelerin
toprak üstü kısımları da oldukça gelişerek toprak yüzeyini kaplayıp yabancı
ot gelişimini de belli oranda engelleyebilirler.
Bazı sebze türleri vardır ki, üretim periyodu sonunda toprakta bırakmış
oldukları organik maddeler parçalanırken, toprağa toksik madde bırakırlar.
Bu toksik maddeler kendilerinden sonra gelen sebze türleri için alleopatik
etki oluşturabilirler. Örneğin; tatlı mısır kendisinden sonra üretilecek
bazı sebze türlerine böyle olumsuz bir etkide bulunur. Tatlı mısır üretiminden
sonra, salatalar, pancar ve soğan üretimi yapılmak istenir ise, bırakılan
toksik madde bu türlere ait bitkilerin gelişimlerini engellemektedir.
Diğer taraftan tatlı mısır ve dane mısır, soğanda büyük zarar yapan pembe
kök çürüklüğü etmeninin etkisinin azaltılmasında önemli olan iki art bitkidir.
Bitkilerin bırakmış oldukları bu toksik maddeler toprak yorgunluğu adı
verilen verimsiz koşulların oluşmasında önemli rol onamaktadır. Sebze
üretiminde olduğu gibi diğer bitki gruplarından da organik maddeleri parçalanırken
toprağa toksik madde salan bitkiler de vardır. Bunlar aşağıda sunulmuştur:
Bitki Türü Salgılanan Toksik Madde
Mısır Amino asit
Yulaf Scopoletin
Keten Linoin
Şeftali Amigdalin
Elma Florizin, kuversetin
Yağ Bitkileri Fosfor asidi
Şeker-nişasta bitkileri Potasyum
Sebzeler topraktan çok fazla besin maddesi kaldıran bitki gruplarıdır.
Bu nedenle kendilerinden sonra gelen bitki gruplarının toprakta mevcut
bulunan besin maddeleri ile beslenmesini engellerler. Örneğin; domates
gibi topraktan çok fazla besin maddesi kaldıran bir türden sonra hangi
tür yetiştirilecek ise; toprak analizi yaptırılarak, topraktan kaldırılan
besin maddeleri, dikkatlice uygulanan bir gübreleme programı ile toprağa
ilave edilmelidir. Organik tarımda esas olarak organik kökenli besin maddelerinin
esasını çiftlik gübreleri oluşturmaktadır. Ancak, bilinçsiz yapılan çiftlik
gübrelemesi ile, sentetik gübrelerin yaratmış olduğu tehlikelerden daha
tehlikeli durumlar da yaratılabilmektedir. Örneğin; Avusturalya’da toprakların
büyük bir kısmı bilinçsiz uygulanan çiftlik gübrelemesi sonucunda kullanılamaz
hale getirilmiştir.
3. EKİM NÖBETİNDE BİTKİLERİN UYUŞUMU
Bazı bitkiler uzun yıllar arka arkaya monokültür şeklinde yetiştirildiklerinde
elde edilen verim büyük ölçüde düşer. Bu bitkiler kendi verimi üzerine
olumsuz etkide bulunurlar. Bu nedenle bunlara kendine katlanmaz bitkiler
denir. Kendine katlanmayan bitkilerin arka arkaya yetiştirilmesi sakıncalıdır.
Bazı bitkiler monokültür yetiştirildiğinde verim azalışı az olurken bazılarında
bu miktar oldukça fazladır. Birbiri ardına getirildiğinde verim azalışı
az olan bitkilere ise “kendine katlanır” bitkiler denir. Kendine katlanmayan
bir bitkinin aynı araziye ikinci kez gelebilmesi için aradan geçmesi gereken
süreye “ekim molası” denir. Yapılan bir çok araştırmaların toplu sonuçlarına
göre bazı önemli tarım bitkilerinin kendine katlanma durumları şöyledir
(Algan, 1999)
- Kendi ardına ekilmesi sakıncalı olan bitkiler : Çavdar, mısır, bakla,
soya fasulyesi, darı, kenevir, tütün, pamuk, çeltik, soğan, sarımsak,
pırasa, turp, bezelye
- Kendine katlanma derecesi değişen bitkiler : Fasulye, acı bakla (lüpen),
arpa, buğday, havuç
Kendine katlanmayan bitkiler ve ekim molaları : Keten 6 yıl, yonca 5
yıl, pancar 4-5 yıl, yulaf 3-4 yıl, bezelye 4 yıl, turp 3 yıl, kolza 3
yıl, ayçiçeği 3-5 yıl, haşhaş 2-3 yıl, soğan, sarımsak, lahana, patates
3-4 yıl, hıyar 4-5 yıl.
4. BAZI SEBZELERİN BİRBİRLERİNE GÖRE ÖN VE ART BİTKİ
OLABİLME DURUMLARI
Sebzelerin birbirlerine göre ön ve art bitki olabilme durumları aşağıda
sunulmuştur (Şencan, 1976).
Kırmızı pancar: Ön veya art bitki olabilme özelliğine sahip bir sebzedir.
Lahanagiller, patates, hıyar, patlıcangiller, salata ve taze bezelyeden
sonra art bitki olarak gelebilir. Ön bitki olarak ele alındığında ise;
kendisinden sonra bezelye, fasulye, soğan, pırasa, salata ve ıspanak art
bitki olarak üretilebilir.
Pazı : Ekim nöbetinde kendisinden önce ve sonra gelecek bitkiler kırmızı
pancarda olduğu gibidir.
Ispanak : Ekim nöbetlerinde ön ve art bitki olarak yer verilmesi gereken
sebze türlerinden birisidir. Ön bitkileri ; patates, bezelye, bodur fasulye,
havuç, karnabahar, erkenci lahanalar ve salatalardır. Ispanaktan sonra,
art bitki olarak; bezelye, fasulye, hıyar, domates, patates, lahana ve
soğan gelir. Ispanağın yetiştirme dönemi 6-8 hafta gibi kısa olduğundan
ve yarı gölge ortamlarda yetiştirilmekten hoşlanan bir tür olduğundan;
ıspanak birlikte üretim programlarında da yer alabilir.
Lahana : Özellikle erkenci lahana çeşitleri ön ve art bitki olarak ekim
nöbeti programlarında yer alırlar. Lahana grubu sebzeler haricindeki bütün
sebze türleri, lahanalara ön bitki olabilir. Lahanadan sonra art bitki
olarak ise; domates, fasulye, salata, hıyar, turp,, pırasa ve bezelye
yer alır. Lahanalar, mantari hastalıklardan dolayı uzun süreli ekim nöbetlerinde
yer almalıdır. Üretimi yapılan topraklar, kumlu yapıda ise lahanalardan
sonra gelen sebze türlerinden yeterli düzeyde verim elde edilemez. Bu
durum, lahanaların aşırı düzeyde su tüketen sebzeler olmasından kaynaklanır.
Arkadan gelen sebze ya az su tüketen sebze olmalı ya da sebze türleri
haricinde bir bitki türü ekim nöbetine alınmalıdır.
Şalgam : Ön bitkileri bezelye ve bakladır. Kendisinden sonra gelebilecek
art bitkileri ise; domates, patates, hıyar ve tatlı mısırdır. Şalgam topraktan
fazla miktarda potasyum klorür kaldırdığı için endüstri bitkilerinden
tütün için iyi bir ön bitkidir.
Turp : Turpun ön bitkileri; patates, bezelye, ıspanak, salata, yer fasulyesi,
erkenci havuçlar ve bakladır. Art bitkiler ise patlıcangiller familyasına
ait olan türlerdir. Turp kendi ardına ekilmesi sakıncalı olan sebze türlerinden
birisidir. Ancak, yetiştirme periyodu oldukça kısa olan turp, birlikte
üretim programları için ideal bir türdür.
Bezelye : Baklagiller hariç bütün sebze türleri için uygun bir ön bitkidir.
Arkasından ekim nöbetine alınabilecek öncelikli sebze türleri ise; karnabahar,
lahana, havuç, salata ve kırmızı pancardır. Bezelye kendisinden sonra
aynı parsele dört yılda bir getirilmelidir. Yabancı otlara karşı toleransı
olmayan bir tür olan bezelyenin, çapa bitkilerinden sonra getirilmesi
olumlu sonuç vermektedir. Bezelye, toprağı azot bakımından zenginleştirdiğinden
ekim nöbetlerinde genellikle ön bitki olarak yer almasında yarar vardır.
Fasulye : Ön bitkileri; patates, domates, kırmızı pancar, maydanoz,
havuç, ıspanak, lahana ve soğandır. Art bitkileri olarak bütün sebze türleri
gösterilebilmekle beraber en şanslı grup ise lahanagillerdir. Bezelye
de olduğu gibi fasulye de toprağı azotça zenginleştiren bir tür olduğundan
ekim nöbeti programlarında daima ön bitki olarak kullanılması, yetiştirilecek
bitkinin azot ihtiyacının doğal olarak sağlanması ve nitrat kirliliğinin
önlenmesi bakımından önemlidir. Fasulye, uzun yıllar kuşkonmaz üretimi
yapılarak bozulan toprakların iyileştirilmesi için kullanılabilen bir
sebzedir. Ayrıca, kendisinden sonra yetiştirilebilecek bir tür olmakla
birlikte, zorunlu kalınmadıkça bu yola başvurulmamalıdır.
Bakla : Bakla da bütün sebze türleri için hem ön hem de art bitki olabilen
bir sebzedir. Gerekirse kendisinden sonra gelebilen bir türdür. Ekim nöbeti
programlarında problem çıkarmayan bu tür, ön ya da art bitki olarak her
yerde değerlendirilebilecek “joker” bir bitkidir. Kendisinden ya da baklagillerden
sonra üretimi zorunlu kalmadıkça yapılmamalıdır. Bakla bir çapa bitkisi
olduğundan, yabancı ot mücadelesinin mekanik olarak yapılabilmesine olanak
verir. Baklalar, rüzgara hassas bitkiler ile birlikte üretim programlarında
da değerlendirilerek iyi bir rüzgar kıran görevi görürler. Ayrıca bezelye
ile birlikte üretilmeleri halinde, bu bitkilerin sarılabilecekleri bir
ortam oluştururlar.
Hıyar : Hıyarın ön bitkisi, domates, patates, lahana, şalgam, soğan,
ıspanak, turp ve salatalardır. Art bitkileri ise; salata, ıspanak, lahana
ve soğandır. İki yıl yonca üretiminden sonra hıyar üretimi yapılması verimi
oldukça etkiler. Uygulamada, hıyar ekim nöbetlerinde aynı üretim alanında
4-5 yılda bir üretilmelidir.
Kavun : Ön ve art bitkileri hıyarda olduğu gibidir. Klora karşı oldukça
hassastır ve yeni kireçlenmiş üretim alanlarını pek sevmez.
Karpuz : Ön ve art bitkileri hıyarda olduğu gibidir.
Kabak : Ön bitkileri; lahana, patates, domates, baklagiller, ıspanak
ve turptur. Art bitkileri ise; lahana, ıspanak, salata ve soğandır. Ekim
nöbeti ve birlikte üretim programlarında rahatlıkla kullanılabilecek bir
sebze türüdür.
Domates : Domatesin ön bitkisi; hıyar, lahana, kereviz, şalgam, baklagiller
ve bunlar arasında özellikle bakla, salata ve ıspanaktır. Art bitkileri
ise; ıspanak, havuç, bezelye, fasulye, bakla ve kerevizdir.
Patlıcan: Ön ve art bitkileri domateste olduğu gibidir.
Biber : Ön bitkileri; özellikle kabakgiller, baklagiller, salata, ıspanak
ve turptur. Art bitkileri ise; domatesteki gibidir.
Havuç : Ön bitkiler; lahana, domates, hıyar, fasulye, bezelye ve bakladır.
Art bitkiler; salata, ıspanak ve lahanagillerdir. Erkenci havuçlardan
sonra, aynı yerde ve aynı yıl içerisinde geççi havuç çeşitleri üretilebilir.
Ancak, yabancıot sorunu var ise bu durumdan kaçınılmalıdır. Aksi halde,
havuç üretimi mutlaka çapa bitkilerinden sonra yapılmalıdır. Yonca üretiminden
sonra havuç üretiminden kaçınılmalıdır.
Havuç, kendi üretiminden sonra toprağı çok iyi bir şekilde bırakır.
Ayrıca hastalıklar bakımından da havuca nötr bitki olarak bakılır. Bu
nedenle her bitkinin ön bitkisi olabilir. Örneğin; mantari, virüs ve nematod
hastalıklarına karşı havuç iyi bir ara bitki olarak değerlendirilebilir.
Kereviz : Ön bitkisi; fasulye, bezelye, patates, erkenci lahana ve salatalardır.
Art bitkileri ise; soğan, pırasa, ıspanak, taze bezelye, şalgam, patates,
domates, hıyar ve lahanadır. Kereviz için dört yıllık ekim nöbeti programları
uygundur.
Maydanoz : Ekim nöbeti programları için uygun bir bitki değildir. Ekimi
yapılan yerde uzun süre kalır. Kökleri toprağa pek yayılmadığından, toprakta
önemli bir değişiklik yapmaz.
Soğan : Ön bitkileri; hıyar, domates, kereviz ve patatestir. Art bitki
olarak; kendi familyasına ait sarımsak ve pırasa gibi türler hariç bütün
sebze türleri gelebilir.
Pırasa : Besin maddesi bol olan topraklarda yetişir. Ön bitkileri, erkenci
sebzelerdir. Özellikle; lahana, karnabahar ve ıspanak ile iyi sonuç verir.
Art bitkileri ise; soğanda olduğu gibidir.
Salatalar : Bu grubun ön bitkileri; hıyar, domates, lahana, kereviz
ve patatestir. Art bitkileri ise; taze fasulye, erkenci lahana, havuç,
turp, ıspanak ve soğandır. Ekim nöbetlerinde salatalar, hem ön hem de
art bitki olarak yer alan önemli sebzelerdendir.
Salatalar, yetiştirme dönemi kısa olan sebzeler olduklarından, organik
tarımda bir başka üretim programı olan birlikte üretim programlarında
da yer alan sebzelerdir. Yalnızca, ekim nöbetlerinde ard arda getirilmelerinden
kaçınılması gereken bitkilerdir.
Sebze ekim nöbeti programlarının planlanıp uygulamaya aktarılması, sanıldığı
kadar zor bir işlem değildir. Üretimi yapılacak arazi bir daire ya da
pasta şeklide düşünülmelidir. Yuvarlak bir pastayı kesercesine, üretim
alanı (daire) eşit parçalara ayrılır. Genel olarak üretim alanı kaç eşit
parçaya bölünüyorsa, o miktarda da farklı sebze familyası seçilir (Roberts,
1999). Eğer arazi 4 eşit parçaya ayrılmış ise; 4 sebze familyası olarak;
Tatlı mısır (Buğdaygiller)
Sırık fasulye ya da bezelye (Baklagiller)
Lahana, brokkoli, turp (Lahanagiller)
Domates, biber, patlıcan ya da patates (Patlıcangiller) seçilebilir
Şekil 1 de görüldüğü gibi; ayrılan parsellerde her bir familyaya ait
türler 4 yıllık bir program dahilinde sırayla dönüşümlü olarak arka arkaya
getirilmektedir. Ancak, bu uygulamada, parsellerin eşit olarak ayrılmış
olması sonucunda ürünün eşit büyüklükteki parsellerde üretilmesi pazarlama
bakımından zaman zaman uygulamada sorunlar oluşmasına neden olmaktadır.
Bu nedenle, uzun vadeli ekim nöbetlerinin oluşturulmasında sebze familyaları
ve bunlara ait türlerin seçimi yapılırken dikkatli olunmalıdır. Her üreticinin
kendi koşullarına uygun, pazarlama sorunu olmayan, üretimini bildiği bitki
türleri ile uygun bir ekim nöbeti programı oluşturması daha faydalıdır.
Şekil 1. Dört yıllık bir ekim nöbeti uygulama örneği (Roberts, 1999)
Birinci Yıl İkinci Yıl
Üçüncü Yıl Dördüncü Yıl
Çizelge 1. Sebze tarımında beş yıllık üç farklı ekim nöbeti örneği
SEBZE TÜRLERİ 1. YIL 2. YIL 3. YIL 4.YIL 5.YIL
Havuç Soğan Silaj Bitkisi (yulaf+fiğ) Pırasa Lahana, pancar, tatlı mısır
Soğan Patates Havuç Lahana Nadas, baklagil, üçgül
Kırmızı pancar, ıspanak Marul Ayçiçeği Hıyar Ispanak
Not: Programda sebze türlerinin yanında farklı bitki türleri de yer almaktadır.
Bölgelere ve işletmelerin farklılığına göre üretim desenlerinde farklılıklar
yapılabilir.
Havuç, lahana, karnabahar ve şalgamın münavebe kalıntısı fazla olan
bitkilerden veya tahıllardan sonra gelmesi önerilir. Ekim nöbeti planı
yapılırken, sebzeler ile baklagillerin ve yem bitkilerinin beraber kullanımı
tavsiye edilmektedir.
6. EKİM NÖBETİ PROGRAMI OLUŞTURURKEN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
1. Azot tüketimi fazla olan kültür bitkileri (şeker pancarı, patates,
pamuk, mısır, kolza) ile azot depolama özelliklerine sahip olan bitkiler
(baklagiller) ard arda yetiştirilmelidir.
2. Derin köklü bitkileri (yonca, şeker pancarı, üçgül, kolza, pamuk,
domates, hıyar, havuç) ile yüzlek köklü bitkilerin ( hububat, pırasa,
marul, soğan, sarımsak, salata grubu) ard arda yetiştirilmelidir. Aynı
kültür bitkisinde ise; daha derin köklü ve sağlam yapılı çeşitlerin üretimi
tercih edilmelidir. Ayrıca, üretim tarihi erkene çekilerek bitkilerin
daha derin kök yapmaları teşvik edilebilir.
3. Su tüketimi fazla olan kültür bitkileri (yonca, çeltik, mısır, pamuk,
şeker pancarı, lahanagiller, patlıcangiller) ile daha az su tüketen bitkileri
(patates, hububat, soğan, sarımsak, bezelye) arka arkaya yetiştirilmelidir.
4. Yetiştirme döneminde yavaş gelişen kültür bitkileri (domates, soğan,
sarımsak) ile hızlı gelişme özelliğinde olan bitkiler (mısır, soya fasulyesi,
sorgum, ıspanak, marul, fiğ, yemlik kolza, salata grubu, turp) ard arda
yetiştirilmelidir.
5. Bitki kalıntısı fazla olan bitkiler (baklagil, yem bitkileri, tahıllar,
kereviz, soğan) ile kalıntısı az olan bitkiler ( patates, şeker pancarı,
karnabahar, lahana, salatalar, ıspanak) ard arda yetiştirilmelidir.
6. İyi planlanmış sağlıklı bir ekim nöbeti ile toprağın organik madde
ihtiyacı karşılanmalıdır. Bu amaçla baklagil bitkileri gibi C/N oranı
düşük olan ürünlere ekim nöbetinde mutlaka yer verilmelidir.
7. Hastalık ve zararlılara dayanıklı bitki çeşitleri seçilmelidir.
8. Zararlıların önlenmesinde, ön bitkiden sonra art bitki olarak seçilen
bitkinin ön bitkide zarar yapan zararlının konukçusu olmamasına dikkat
edilmelidir.
9. Zararlının etkinliğini kırmak amacıyla; zararlının biyolojik yapısı
dikkate alınarak kültür bitkisinin ekim veya dikimi erken ya da geç zamana
kaydırılmalıdır.
7. ÜRÜN SIRALAMASI
Organik tarımda; ekim nöbeti kadar ürün sıralaması da önemlidir. Ürün
sıralamasının ekim nöbetinden farklı olarak kelime anlamı; bir yetiştirme
periyodunda, aynı sebze parselinde arka arkaya birden fazla değişik sebze
türünün ard arda üretilmesidir. Bu tür programların oluşturulmasında,
ekim nöbeti esasları göz önünde bulundurulmalıdır ki; ürün programlarının
uygulamaları başarılı olsun. İyi planlanan bir ürün sıralaması ile pazarda
tercih edilen, tüketiciler tarafından talep gören, üretim parsellerini
hastalık ve zarlılar ile bulaştırmayan sebze türlerinin toprağı fazla
yormadan üretimleri gerçekleştirilmiş olur.
Örneğin; erken ilkbaharda lahanagiller familyasından turp ya da şalgam
üretimi yapılabilir. Bu ürünlerin hasat edilmesinden sonra aynı parsele
yaz üretim periyodu için patlıcangiller familyasından domates, biber ya
da patlıcan üretimi yapılabilir. Hasadın sona ermesiyle işlenen tarlaya
sonbahar üretimi için pancar, pazı ya da ıspanak ekimi yapılabilir. Aynı
zamanda bu ürünler hasat edilmeyerek tohum üretimine de bırakılabilirler.
Diğer bir ürün sıralaması örneği ise; şöyle düzenlenebilir: İlkbaharda
salata grubu sebzeler, yaz üretim döneminde yazlık kabak ve sonbahar üretimine
yönelik olarak brokkoli üretimi yapılabilir. Üretim planlamasında dikkat
edilecek en önemli iki nokta; ilkbahar ve sonbahar ürünü olarak programa
alınan ürünlerin soğuklara toleranslı olan serin iklim ya da kışlık sebzeler
grubundan seçilmesi ve ön bitkinin art bitki için alleopati etkisi oluşturmayacak
türlerden seçilmiş olması üretimde karşılaşılacak problemlerin azaltılması
bakımından önemlidir.
Çizelge 2. Ürün sıralaması programı örneği
Üretim dönemi Erken ilkbahar Yaz Sonbahar
Sebze familyaları Lahanagiller Patlıcangiller Kazayağıgiller
Sebze türleri Turp Şalgam Domates Biber Patlıcan Pancar Pazı Ispanak
8. BİRLİKTE ÜRETİM-EŞZAMANLI ÜRETİM
Organik tarımın önerdiği üretim sistemlerinden biri de; birlikte üretim
ya da eşzamanlı üretim olarak adlandırılan üretim sistemidir. Bu üretim
programında iki ya da daha fazla sebze türünün veya bir sebze ile sebze
grubuna girmeyen bir başka bitki türünün aynı üretim parseli içerisinde
aynı üretim periyodunda üretilmesidir. Bu üretim sisteminde, bir çok üretim
programı kombinasyonlarının hazırlanabilmesi mümkündür. Birlikte üretim
için seçilen; bitki türlerinin de seçiminde ekim nöbeti esasları dikkate
alınmalıdır.
Birlikte üretime en güzel örneklerden birisi, fide dikimi yapılmış olan
lahana ya da karnabahar bitkilerinin sıra aralarına turp tohumu ekilerek
birlikte üretim yapılmasıdır. Sıra arsında turplar yavaş gelişir. Hızlı
gelişen lahana ya da karnabahar hasat edilip pazara sunulduktan sonra
turplar gelişimlerini tamamlayarak pazara sunulurlar.
Diğer bir alternatif bitki üretim programı ise yavaş gelişen endiv ve
hindiba bitkilerinin arasına hızlı gelişen salata grubu sebzelerden birisinin
ekilip-dikilmesidir. Endiv ya da hindiba gelişimine devam ederken gelişimini
tamamlamış olan salata grubu sebzeler hasat edilerek pazara sunulabilir.
Birlikte üretimde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri
üst ürün olarak seçilen bitkinin sıra aralarını geniş tutarak alt bitkinin
gelişimi için gerekli olan ışıklanmanın sağlanmasıdır. Dikkat edilmesi
gereken diğer bir nokta ise; alt ürünün üst ürünün gölgesinden fazla etkilenmeyen,
az ışık isteyen sebze gruplarından seçilmesidir. Aksi taktirde alt üründen
beklenen faydayı sağlamak mümkün olmamaktadır.
Birlikte üretimde üreticiler şu gerçeği baştan kabul ederek üretim programlaması
yapmalıdır. Üretim programında yer alan türlerden birisinin daha iyi gelişip
daha verimli olacağı her koşulda göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca;
her bitki birlikte üretime uygun olmayabilir. Örneğin; tıbbi bitki amaçlı
kullanıma yönelik olarak kadife çiçeği üretimi yapılması planlanıyorsa
bu bitki domates ya da yazlık kabak bitkilerinin arasına dikilmemelidir.
Diğer taraftan eğer; üretim parselinde nematod problemi var ise; ara ürün
olarak tatlı mısır seçimi faydalı olmaktadır. Çizelge 3'te birlikte üretim
için uygun olabilecek sebzelere örnek verilmiştir.
Uz. Gülay BEŞİRLİ
ATATÜRK BAHÇE KÜLTÜRLERİ MERKEZ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
YALOVA
2003
Çizelge 3. Birlikte üretim için uygun sebze grupları
Sebze familyası Maydanozgiller Lahanagiller Kabakgiller
Sebze türleri Kök kerevizi Yaprak kerevizi Havuç Maydanoz Rezene Brokkoli
Karnabahar Lahana Hardal Turp Hıyar (askıda) Yazlık kabaklar
KAYNAKLAR
Algan, N. , 1999. Ekolojik Tarım Eğitimi Ders Notları. Ege Üniversitesi
Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, İZMİR.
Ceylan, A., 1994. Tarla Tarımı, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla
Bitkileri Bölümü, Bornova, İZMİR.
İlter, E.; Altındişli, A., 1998. Ekolojik (Organik, Biyolojik) Tarım,
Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO), Bornova,İZMİR.
Roberts,R., E. 1999. Vegetable Rotation, Succession and Intercropping.
Texas Agricultural Extention Service, USA.
Şencan, M., 1976. Sebzecilikte Münavebe, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez
Araştırma Enstitüsü, YALOVA
|