ORGANİK TARIMDA TOPRAK VERİMLİLİĞİNİN KORUNMASI,
GÜBRELER VE ORGANİK TOPRAK İYİLEŞTİRİCİLERİ
TOPRAĞIN İYİLEŞTİRİLMESİ
İÇERİK
1.GİRİŞ
2.ORGANİK TARIMDA BESİN ELEMENTLERİNİN TOPRAĞA
KAZANDIRILMASI
2.1.Azot
2.2.Fosfor
2.3.Potasyum
2.4.Kalsiyum
2.5.Kükürt………………………………………6
2.6.Noksanlık belirtilerine göre bazı organik gübrelerin kullanım.7
3.BESİN BÜTÇELERİ………………………………8
4.ORGANİK GÜBRELER…………………………8
4.1.Ahır gübresi……………………………………9
4.1.1. Ahır gübresinde yitme…………………………10
4.1.2. Ahır gübresinin uygulama zamanı, şekli ve miktarı…10
4.2.Tavuk gübresi……………………………………11
4.3.Kompost………………………………………12
4.4.Yeşil gübre……………………………………14
4.4.1. Yeşil gübrelemenin yararları…………………14
4.4.2. Yeşil gübre yetiştirme sistemleri………………15
4.4.3. Yeşil Gübrelemenin Yapılması…………………15
4.5.Deniz yosunları……………………………………15
5.Toprak organik maddesi ve toprak verimliliği……….15
5.1. Humik Maddeler…………………………………17
5.2.Humik asitlerin yararları……………………………18
6.Mikorizalar …………………………..………………19
7.EKİM NÖBETİ (ROTASYON)…………………19
8.KAYNAKLAR…………………………………21
9.EKLER…………………………………………22
GİRİŞ
Tarımsal üretimde kullanılan kimyasalların (ilaç, gübre gibi)
olumsuz etkilerinin insan ve toplum sağlığı üzerindeki zararları
artarak kendini göstermeye başlamıştır. Son yıllarda tüm bu
olumsuz etkilerin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak kimyasal
gübre ve tarımsal savaş ilaçlarının hiç ya da mümkün olduğu
kadar az kullanılması, bunların yerini aynı görevi yapan organik
gübre ve biyolojik savaş yöntemlerinin alması temeline dayanan
Ekolojik Tarım uygulamaları geliştirilmiştir.
Organik tarımın kimyasalların kullanımı ve toprak verimliliği
açısından getirmiş olduğu sınırlamalar aşağıda özetlenmiştir.
-Organik tarımda petrol kökenli ürünler 3 yıl
kullanılmamış olmalıdır
-Sentetik gübreler ve pestisitler, üre ve Round-Up gibi
-Toprak verimliliği için yalnızca doğal ürünler ve pest amenajmanı
-Konvansiyonal ve organik alanlar arasındaki uzaklık en az
9.14 m (30 feet)
-Hayvansal üretimde hormonlar, antibiotik veya sentetik ürünler
kullanılmamalıdır.
-Yalnızca 100% organik yem, çayır veya otlaklar
Özelikle son 40-50 yıl içerisinde uygulanan
tarım sistemlerinde, ticaret gübreleri gibi petrol kökenli
kimyasallara bağımlı kalındığı görülmektedir. Ancak tarımsal
alanların verimliliğinin sürdürülebilirliği sadece bu sentetik
maddeler ile devam edemez. Toprak verimliliği toprakta var
olan ve sürekli azalan organik maddelerin içeriği ile de sınırlıdır
2.ORGANİK TARIMDA BESİN ELEMENTLERİNİN TOPRAĞA KAZANDIRILMASI
2.1.AZOT
Azotlu gübreler organik sistemde genellikle kullanılmaz, balık
unu ve bitki ekstraktları bazı bahçe bitkilerinde küçük miktarlarda
kullanılmaktadır.
Canlı metabolizmasında genetik özeliklerin nesilden nesile
geçişini sağlayan azot elementi, atmosfer ile yer kabuğunun
üst kısmını kaplayan toprak arasında dinamik bir denge ile
döngüsünü tamamlamaktadır. Azotun ana kaynağı atmosferde gaz
halinde bulunan dilimidir. Biyolojik yolla fikse edilen (bağlanan)
azot, canlıların organik dokularının bileşimine girmekte ve
yitirilen bu dokular daha sonra parçalanarak organik, inorganik
ve gaz formunda bileşiklere dönüşmektedirler.
Toprakta bulunan organik bağlı azotun NH4+ formuna dönüşmesi
amonifikasyon adını alırken, amonyumun NO2- ve NO3- e dönüşmesine
nitrifikasyon denir. Bu işlemin tamamı ise azot mineralizasyonu
olarak tanımlanır. Toprakta bulunan azotun tamamına yakını
organik formdadır.
Maksimum nitrifikasyon için topraktaki optimum sıcaklık 25-35
0C ve pH 6-8 arasında olmalıdır. Mantarlar gibi mikroorganizmaların
etkili olduğu çok asidik topraklarda da nitrifikasyon olayı
gerçekleşebilir. Bu olayda, oluşan nitritin hemen nitrata
dönüşmesi istenir. Çünkü nitritin toprakta artışı zararlıdır.
Toprakta bağlı bulunan organik formdaki azotun yarayışlı hale
gelmesi amonifikasyon ve nitrifikasyon olaylarının sonucudur.
Toprağa azot kazandırmanın bir başka yolu da yine topraktaki
mikroorganizmalar tarafından olmaktadır. Atmosferin serbest
halde bulunan azotunun mikroorganizmalar aracılığıyla biyokimyasal
olarak organik forma dönüştürülmesi tarımda Biyolojik Azot
Fiksasyonu olarak adlandırılır. Yapılan araştırmalar en iyi
N2 bağlanmasının baklagil bitkilerinin bulunduğu topraklarda
olduğunu ortaya koymuştur.
Toprakta N2 bağlayan mikroorganizmalardan bakteriler ortak
yaşamlı veya bağımsız olarak işlevlerini sürdürürler. Ortak
yaşam sürdürenler simbiyoz olarak adlandırılırlar. Toprakta
N2 fikse eden başlıca mikroorganizmalar şöyle sınıflanabilir:
Aerobik bakteriler (Azotobakter, Azotomonas,
Sprillum, Myco-bacte-rium, Methylomonas vb.)
Fakültatif anaerobik bakteriler (Bacillus, Enterobakter,
Klebsiella)
Anaerobik bakteriler (Clostridium, Desulfatomaculum,
Desulfovibrio)
Fotesentetik bakteriler (Rhodosprilum, Chromatium,
Rho-dopseu-domonas vb.)
Mavi-Yeşil algler (Plectonema, Anabaena, Calothrix)
Simbiyotik olmayan N2 fiksasyonu, serbest yaşayan
mikroorganizmaların ışık
enerjisini kullanarak yaptıkları olaydır. Özelikle çeltik
tarlaları için büyük önem taşıyan mavi-yeşil algler (cyanophyceler)
ortalama 100-300 kg ha-1 N sağlamaktadırlar. Çeltik yapılan
alanlara mavi-yeşil alglerin aşılanması verimde artış sağlamaktadır.
Aerob olan Azotobakter ve Azotomonaslar da toprakta serbest
halde yaşarlar. Özel toprak istekleri çok olan mikroorganizmalardır.
Bu nedenle çoğu topraklarda bulunmaz ve toprağa aşılanması
gerekir. Sıcaklık istekleri 10-40 0C arasında, pH ise nötr
civarında olmalıdır. Karbonu en iyi değerlendirerek N2 bağlaması
yönüyle Azotobakterler oldukça etkilidirler. Yaklaşık 300-350
kg ha-1 N temin etmektedirler. Azotobakterin maksimum azot
bağlaması için organik materyalin C/N oranı 33’ten büyük olmalıdır.
Toprak iyi bir şekilde havalandırılmalı, C/N oranı geniş organik
materyaller ilave edilmeli ve toprakta yeterli düzeyde fosfor
da bulunmalıdır. Azot bağlayıcı bütün mikroorganizmalar için
ortamda Fe, Mo, S, Mg, K ve P bulunmalıdır.
Clostridium bakterileri anaerobiktir, asidik toprak koşullarında
ve pH 9.0’a kadar yaşayabildiklerinden azotobakterlerden daha
yaygın olarak bulunabilirler. Ortalama olarak dekara 1-1,5
kg kadar N kazandırırlar ki bu değerde 4,5-23 kg amonyum sülfata
eşdeğerdir.
Simbiyotik azot fiksasyonunu özelikle baklagillerle ortak
yaşayan Rhizobium bakterileri yapmaktadır. Bu bakteri grubu
baklagil kökleri ile ortak yaşamaktadır. Bu bakterilerin tamamı
bitki kökleri ile ortak yaşadıkları zaman bitkiden çözünebilir
karbonhidratları alarak asimile etmekte (bünyelerinde kullanmakta)
ve buna karşılık bitkiye azot sağlamaktadırlar.
Rhizobium bakterisi aşılama işi, uygun bakteri, uygun baklagil
bitkisi olacak şekilde yapılan bir biyolojik gübrelemedir.
Topraktaki organik ve mineral azot oranı, toprağın P ve K
elverişliliği, pH, bazı iz elementlerin varlığı vb. faktörler
Rhizobium bakterilerinin etkinliğini, dolayısıyla biyolojik
N2 fiksasyonunu etkilemektedir.
2.2.FOSFOR
Topraktaki fosforun ana kaynağı topraktaki kayaç ve minerallerdir.
Topraktaki fosforun yaklaşık yarısı organik, diğer yarısı
inorganik formda bulunur. Organik fosfor hayvan gübreleri
ile ve yeşil gübrelerle sağlanabilir, ancak topraktan ürünle
kaldırılan fosforu karşılamak çoğunlukla yeterli olamamaktadır.
Organik tarım kuralları inorganik fosforlu gübrenin kullanımına
sınırlı olarak izin verir. Bu nedenle fosfor dengesini sağlamak
önemli bir problem olmaktadır. Yağışla karşılanan fosfor yılda
1 kg/P/ha/yıl altında olmaktadır.
Organik tarımda kullanılan fosfatlı gübrelerinin karakteristiği
çözünebilirliğinin çok az olmasıdır. En çok kullanılan fosforlu
gübreler ham fosfat veya kalkerli topraklarda (pH>7.5)
aluminyum kalsiyum fosfattır. Ancak yapılan surveyler organik
tarım çiftliklerin çoğunun ek fosforlu gübre kullanmadığını
ortaya koymuştur.
Ham fosfatın gübre olarak kullanımının etkisi çeşitli faktörlere
bağlıdır. Bunlar içerisinde ham fosfatın incelik derecesi,
miktarı, toprak pH’sı, toprak organik maddesi ve toprağın
P içeriği ile yetiştirilen bitki türü önemlidir. Yeni Zelanda’da
yapılan tarla denemelerinde, yağışın yüksek (>800 mm) ve
toprak pH’sının asidik olduğu alanlarda ham fosfat, fosforlu
gübrenin eriyebilir formları kadar etkili bulunmuştur. Çözünebilir
fosforun kolaylıkla yıkandığı kumlu topraklar hariç, ham fosfat
aynı yıl uygulanan superfosfatın yalnızca % 5-30’u kadar etkilidir.
Özellikle mera alanlarında ham fosfat kullanımı diğer bitkilere
göre daha uygundur. Düşük toprak pH’sı ve toprak solusyonundaki
çözünebilir P düzeyinin yüksek olması etkinliği artırmaktadır.
Fosforun daha az yıkandığı topraklarda ham fosfat superfosfatın
% 5-80’i kadar etkili olmaktadır. Çözünebilir P’un kolaylıkla
yıkanabildiği kaba tekstürlü topraklarda ham fosfaın düşük
çözünürlüğü bir avantajdır ve etkinliği çözünebilir fosforlu
gübre formlarına eşit veya daha yüksektir. Alkalin topraklarda
ham fosfat daha düşük etkiye sahiptir.
Ürünleri ham fosfattan yararlanabilme kabiliyetleri değişiktir.
Tahıllar bu kaynaktan P kullanmada kısman daha zayıf etki
gösterirken üçgüllerin daha etkili olduğu saptanmıştır. Mikoriza
ve toprak bakterileri ham fosfattan P kullanımında artış göstermektedirler.
Bu kısmen üçgülün baklagil olmasının etkisindendir. Amerika’da
Soya fasulyesinde yapılan bir çalışmada organik tarımda ham
fosfat kullanımıyla verim artışının yalnızca superfosfatın
% 15’i kadar olduğu bulunmuştur. Yüksek düzeyde kalsiyum isteyen
bitkiler kaya fosfatın çözünebilirliğini hızlandırmaktadır.
Bu bitkiler kalsiyumu depolamakta ve fosforun çözünebilirlik
sınırını genişletmektedirler.
Yapılan çalışmalarda diğer eriyebilir P formları ile karşılaştırıldığında
ham fosfatın kalıntı (artık) etkisinin daha yüksek olduğunu
ortaya koymuştur. Düşük kalıntı etkisi 11 yıl devam edebilmektedir.
Sonuç olarak ham fosfat yalnız başına 4-5 yılda bir uygulanmalıdır.
Diğer eriyebilir fosforlu gübreler ham fosfat ile eşit miktarda
uygulandığında kalıntı etkileri ilk 3-4 yıl ham fosfattan
daha yüksektir.
Sıcaklık çözünme oranı üzerine çok düşük etkiye sahip iken,
düşük sıcaklıkların ham fosfatın çözünebilirliği üzerine direkt
etkisi muhtemel değildir. Bununla birlikte bu durum kışın
organik toprak P’unun serbest bırakılması ve düşük sıcaklıkların
mineralizasyonu azaltmasının etkisinin ihmal edileceğini göstermez.
Ham fosfatın hayvan gübreleri ile karıştırılarak veya kompost
yapılarak uygulanması gübrenin çözünebilirliğini artırmakta
kullanılmaktadır.
Organik tarımda öğütülmüş ham fosfat P’lu gübrenin esas formudur.
Çözünebilirliğinin sınırlı olması ve serbest hale geçme oranı
ürünlerin P’a gereksinim duyduğunda doğrudan karşılanmasını
olanaksızlaştırır. Dolaylı bir yararı da süperfosfatın aksine
nispeten yavaş erir olması ham fosfatın mikorizal populasyonu
azaltmama yönündedir.
2.3.POTASYUM:
Organik tarımda rutin kullanımda yararlanılabilir K için kabul
edilen bir mineral kaynağı yoktur. Müsaade edilen kaynaklar
düşük eriyebilirliği ve düşük klor içeriğine sahip olan potasyumlu
kayaçlar (lagbenit, Adularian kaya potasyumu gibi), odun külü
ve Kali Vinasse gibi bitki ekstraktları, şeker endüstrisinin
bir yan ürünüdür. Geleneksel tarımda kullanılan gübreler ile
karşılaştırıldığında öğütülmüş kayaçlardan çok az K temin
edilir. 20 kg/ha K için önerilen 1 ton/ha kayaç uygulamalarıdır.
Ahır gübresinin kompost yapımı esnasında veya organik atıkların
sıvı ekstraktlarla muamelesinde kaya tozunun ilavesiyle kaya
tozlarında K’un yararlanılabilirliği artmaktadır.
Bununla birlikte gözle görülebilir bir noksanlık mevcutsa
organik standartlar daha az sınırlayıcıdır. Toprak K indeksi
2’nin altında ve toprak kil içeriği %20’den az ise Soil Association
K2SO4 (potasyum sülfat) veya çözünebilir K minerali (silvinit)
gibi suda çözünebilir K formlarının kullanımına izin vermektedir.
Diğer sertifikasyon kurumları bu materyallerin kullanımına
demonstratif bir ihtiyaç olduğunda izin verir. Ticari KCI
kullanımına Cl iyonlarının toprak canlıları üzerine osmotik
etkisi nedeniyle olumsuz etki yapacağından izin verilmemektedir.
İlave edilecek gübreden kaynaklanacak yüksek konsantrasyonda
CI kurak havalarda genç bitkilerin gelişmelerine zararlı olabilir.
Organik standartlar o nedenle KCI yerine düşük CI içermek
koşuluyla silvinit veya kainitin kullanımına izin verir.
2.4.KALSİYUM
Organik standartlar öğütülmüş kireç taşı, tebeşir ve su hayvanlarının
kabukları gibi kireçleme materyallerinin kullanımına izin
verir. Kireçleme ile Ca elementinin temini yanında, toprak
asitliği üzerine olumlu etki yapılmaktadır.
Asit toprakların pH’sını yükseltmeye yönelik kireçleme uygulamalarının
toprak analiz sonuçlarına göre yapılması gerekir. Aşağıda
Çizelge 1’de toprak pH’sı ve bünyesine göre tavsiye edilen
kireç miktarları verilmiştir.
Çizelge 1.Toprak reaksiyonunu 6.50’ye çıkartacak kireç taşı
(x) miktarları (kg/dekar)
pH Kum Tın Killi tın Organik toprak
4.5-6.5 250 650 780 1940
5.0-6.5 200 510 630 1400
5.5-6.5 130 380 450 960
(x) Ticari kireç (CaO) kullanılırsa yukarıdaki miktarların
% 56’sı hesaplanmalıdır.
Kireçleme materyalinin boyutu önemli olup,
toz kireç genelde en çok kullanılandır. Kullanılan materyalin
çözünürlüğü de kimyasal aktivite üzerine etkili olup, CaO,
kalsiyum karbonata göre daha fazla çözünürlüğe sahiptir. Uygulanacak
kireçleme materyali toprak tavında iken tüm yüzeye saçılıp
toprağa karıştırılmalıdır.
Kalsiyum özellikle bahçe bitkilerinde önemli olup, noksanlığında
elmada acı benek (çivi), domateste çiçek burnu çürüklüğü,
karnabahar ve kerevizde göbek çürüklüğü şeklinde ortaya çıkar.
Elmalarda yaygın olan acı benek tedavisinde kalsiyum klorürün
yaprak spreyleri tavsiye edilmektedir.
2.5.KÜKÜRT
Elementel kükürt uygulamasına organik standartlar izin vermektedir.
Ayrıca % 15 SO4 içeren jips kullanımı da kontrol ve sertifikasyon
kuruluşunun denetiminde kullanılabilmektedir.
Organik tarım yapılan topraklarda elementel toz kükürt toprak
tavında iken saçılıp toprağa karıştırmak suretiyle kullanılmaktadır.
Toprak pH’sını düşürmek amacıyla kullanılacak toz kükürt miktarı
aşağıda Çizelge 2’de sunulmuştur.
Çizelge 2. Toprak reaksiyonunu 6.50’ye ayarlamak
için gerekli kükürt miktarı (kg/dekar)
pH Kumlu toprak Tınlı toprak Killi toprak
8.5-6.5 220 280 340
8.0-6.5 130 170 220
7.5-6.5 60 90 110
Bir kısım kükürde karşılık 4 kısım demir sülfat
da kükürt kaynağı olarak toprak pH’sını düşürmek amacıyla
kullanılabilir.
2.6.NOKSANLIK BELİRTİLERİNE GÖRE BAZI ORGANİK
GÜBRELERİN KULLANIMI
Bitkilerde görülen bazı besin noksanlıkları ve organik tedavi
yöntemleri Çizelge 3’de sunulmuştur.
Çizelge 3.Bitkilerde gözlenen noksanlık belirtilerine
göre bazı organik gübrelerin kullanımı
Toprakta görülen eksiklik Bitkide görülen belirtisi*
Düzeltme yolları**
Toprak asitliği Toprak çok asitse, P, Ca, Mg alınabilirliği
düşer, Fe, Cu, Mn toksisitesi görülebilir -Aragonit -Dolomitik
kireç taşı
Bor Yavaş büyüme, zamklanma, meyve içinde mantarlaşma -Bor
(% 10) -Bor (%14,3)
Kalsiyum Kırmızımsı-kahverengi yapraklar, yapraklarda kenar
kuruması -Jips (alkalin topraklar için) -Kireç taşı -Kaya
fosfat -Dolomitik kireç taşı (Asit topraklar için)
Bakır Yapraklar fincan gibi kıvrılma ve kuruma -Bakır sülfat
-Azotlu gübrelemenin azaltılması
Demir Damarlar arası kloroz -Demir şelat (%10) -Demir sülfat
-Fosforlu gübrelemenin azaltılması
Magnezyum Alt yapraklarda kloroz, kırmızıya dönme -Epsom tuzu
(Alkalin topraklar için) -Dolomitik kireç taşı (Asit topraklar
için)
Mangan Önce genç yapraklarda başlayan kloroz -Mangan sülfat
Molibden Sararmış ve solgun yapraklar -Dolomitik kireç taşı
(Asit topraklar için)
Azot Açık yeşil veya sarımsı yeşil yapraklar -Kan unu -Pamuk
çekirdeği unu -Mısır nişastası unu (10-0-0) -Tüy unu -Deri
unu
Fosfor Yapraklar önce koyu yeşil sonra kırmızı mor -pH’nın
yükseltilmesi -Kemik unu -Kaya fosfat -Yarasa gübresi
Potasyum Yaprak kenarlarında kurumalar -Deniz yosunu -Granit
unu -Odun külü -Potasyum sülfat (0-0-52)
Çinko Küçük sarı yapraklar -Çinko sülfat -Çinko şelat
Kükürt Sarımsı yapraklar -Kaya fosfat -Jips -Elementel kükürt
* Genç 1993.
** Anonim 2002.
3.BESİN BÜTÇELERİ:
Bir tarım sisteminde besin bütçelerinin yapılması sürdürülebilirliğin
temini için gereklidir. Organik işletmelerde tüm işletme bütçesi
genellikle bir N artışı gösterir. Genellikle iyi bir indikatör
olan toprak N değişimlerinde N kayıplarının tahmini güvenilir
olmamaktadır. Organik işletmelerdeki artışlar genellikle intensif
tarım yapan geleneksel işletmelerden daha azdır.
Organik işletmeler için fosfor bütçesi sık sık küçük noksanlıklar
gösterir. Düşük P sorbsiyon kapasitesi ve içeriğine sahip
topraklar dışında bütün bu noksanlıklar toprakta yararlanılabilir
P içeriğindeki azalmayla gözlenir, bu organik işletmeler için
önerilen daha erken gübre uygulamalarıyla bu rezervleri tekrar
oluşturmalarıdır.
Organik işletmelerde K’un besin bütçesinde önemli noksanlıklar
az görülür. Düşük K içeriğine sahip kumlu topraklar dışında
Organik olarak tarım yapan işletmelerde değişebilir K konsantrasyonları
nispeten stabil kalır. Bu topraklarda verimliliğin tayini
için fiske olunan K’un da tayini yapılmalıdır.
4.ORGANİK GÜBRELER
Toprak iyileştiricilerin kullanımı organik ve geleneksel yetiştiricilikte
oldukça farklılık gösterir. Organik tarım çok daha geniş bir
sınırda başat olarak organik olmak üzere iyileştiricileri
kullanır ve onları geleneksel tarımdan çok daha farklı bir
yolla yönetir.
Organik sistemde verimin daha düşük olması nedeniyle ürün
tarafından kaldırılan besin maddeleri miktarı geleneksel sisteme
göre daha düşük olmasına karşın topraktan önemli miktarda
besin elementlerinin uzaklaştırılması söz konusudur. Ancak
uzun dönem toprak verimliliği için bu elementler mutlaka yerine
konmalıdır.
Organik sistemlerde azot rotasyonda yetiştirilen baklagiller
ile karşılanır. Diğer elementler toprak minerallerinin ayrışmasıyla
ve yağışla yenilenir. Ancak tüm bu girdilerle kaybolan besin
elementlerinin tümünün karşılanması yeterli olamayacağından
toprak iyileştiricilerinin kullanımına ihtiyaç vardır. Geleneksel
yetiştiricilikte yetiştirilen ürünün ihtiyaç duyduğu toprak
besin düzeylerine kısa dönemde suda eriyebilir gübre uygulamalarıyla
ulaşılır. Organik tarım toprak verimliliğine uzun bir zaman
pesperktivinden baktığından yapılan uygulamalardaki besin
elementleri yavaş erir formdadır.
Ülkemiz şartlarında kullanılabilecek organik toprak iyileştiriciler
ahır gübreleri, kompost, çeşitli tarımsal atıklar (kekler,
ayçiçeği sapı, mısır koçanı, pirinç kavuzu, vb.) ile kesimhane
atıkları ( kantozu, kemik unu vb.) sayılabilir. Bazı organik
materyallerin besin maddesi içerikleri Çizelge 4’de verilmiştir.
Çizelge 4. Bazı organik materyallerin besin
maddesi içerikleri
Kaynak % N % P2O5 % K2O Yarayışlılık
Ahır gübresi 0,5-1,0 0,15-0,20 0,5-0,6 Orta
Tavuk gübresi 2,87 2,90 2,35 Orta-hızlı
Kompost 1.5-3.5 0.5-1.0 1.0-2.0 Yavaş
At gübresi 0.3-2.5 0.15-2.5 0.5-3.0 Orta
Kemik unu 0.7-4.0 18.0-34.0 0. Yavaş-orta
Kan tozu 12.0 1.5 0.57 Orta-hızlı
Deniz yosunu 0. 0. 4.0-13.0
Odun külü 0. 1.0-2.0 3.0-7.0 Hızlı
Pamuk toh.küs. 6.0 2.0 1.0 Yavaş
4.1.AHIR GÜBRESİ
Ahır gübresi, büyük ve küçükbaş hayvanların dışkıları ile
ahırlarda hayvanların altına serilen yataklıktan oluşur. Ahır
gübresi, bir yandan toprağın yapısını olumlu yönde etkilerken,
diğer yandan bitkiler için gerekli besin elementlerini sağlayarak
ürün miktarı üzerine olumlu etki yapar. Bu etkileri şu şekilde
sıralayabiliriz:
-Toprağın su tutma kapasitesini artırır.
-Suyun toprak yüzeyinde bağımsızca akmasına, buharlaşmasına
ve tarıma elverişli toprakların taşınıp götürülmesine engel
olur.
-Toprağın kolay tava gelmesini sağlar.
-Toprak ısısını bitki gelişmesi için uygun duruma getirir.
-Toprakların pH’sı üzerinde etkili olmaktadır.
-Ahır gübresi, organik yapısı nedeniyle toprak havalanmasına
olumlu etki yapar. Öte yandan ahır gübresinin toprakta parçalanması
sonucu oluşan karbondioksit ve organik asitler, bitki besin
elementlerini bitkiler için yarayışlı şekle sokarlar.
-Ahır gübresiyle toprağa fazla miktarda mikroorganizma verilir.
Böylece toprakta biyolojik değişimlerin hızı artar.
-Değişik hayvan gübrelerinin N, P, K içerikleri Çizelge 5’de
verilmiştir.
Çizelge 5. Değişik hayvan gübrelerinin besin
elementi içerikleri (Follett ve ark. 1981)
Gübre Besin elementi, % kuru madde
N P K
Sığır gübresi At gübresi Koyun gübresi Domuz gübresi Tavuk
gübresi** 2,0 (1,0)* 1,7 (1,0) 4,0 (1,0) 2,0 (1,0) 3,9 (1,0)
1,0 (0,5) 0,3 (0,2) 0,6 (0,2) 0,6 (0,3) 2,1 (0,5) 2,0 (1,0)
1,5 (0,9) 2,9 (0,7) 1,5 (0,8) 1,8 (0,5)
* Parantez içerisindeki rakamlar N=1,0 olduğu zaman P ve K’un
oransal değerlerini göstermektedir.
** Kovancı ve ark. (1989)
Ahır gübresi içerdiği mikro elementler nedeniyle
de değer taşımaktadır. Çizelge 6’te de görüldüğü gibi ahır
gübresinde Mn, Zn, B ve Cu dikkate değer düzeyde bulunmaktadır.
Çizelge 6. Ahır gübresinin mikro element içeriği
(Simpson 1991)
Mikro elementler Miktar, g ton-1
Mangan (Mn) Çinko (Zn) Bor (B) Bakır (Cu) Molibden (Mo) Kobalt
(Co) 50-100 20-40 10-15 10-12 0,4-0,7 0,8-1,2
Gübrelerin içerikleri üzerine çeşitli etmenler etki yapmaktadır.
Hayvanların yetiştirilme şekli, yaş durumu, altlık materyalinin
cinsi ve gübrenin saklanma şekli vs. içeriğini önemli derecede
etkiler.
Ahır gübresinde bulunan bitki besin elementlerinin büyük bir
bölümü suda çözünebilir haldedir (Çizelge 7). Bitkiler için
ahır gübresindeki fosfor, kimyasal gübrelerdeki fosfora göre
çok daha yararlıdır.
Çizelge 7. Değişik hayvanlara ait yataklık içeren
gübrelerin organik madde ile bitki besin
elementlerinin suda çözünebilme oranları, % (Tisdale ve Nelson
1956)
Hayvanın cinsi Organik madde Azot Fosfor Potasyum
At Süt inekleri Koyun 5 7 7 53 50 42 53 50 58 76 97 97
4.1.1. Ahır gübresinde yitme
Ahırda yada ahırdan çıkarıldıktan sonra gereken dikkat gösterilmez
ve yeterli önlemler alınmaz ise, tarlaya taşınmadan çok önce
ahır gübresi değerini büyük ölçüde yitirir. Bu yitme çeşitli
şekillerde olabilir;
Sıvı dışkının yitmesi bitki besin elementleri yönünden önemli
bir sorundur. Ahır gübresinde bulunan toplam bitki besin elementlerinin
yaklaşık % 50’si sıvı dışkı içerisindedir. Yeterli miktarda
yataklığın kullanılmaması durumunda sıvı dışkı ahırın tabanından
ve gübre yığınının altından sızarak önemli ölçüde yiter.
Ahırdan çıkarılan gübre açıkta ufak ve gevşek yığınlar şeklinde
bırakıldığı zaman yıkanarak yitme büyük boyutlara ulaşır.
Buharlaşma sonucu gaz şeklinde yitme asal olarak gübrenin
azot ve organik madde içeriğinde görülür. Amonyak yitmesi,
amonyum karbonat konsantrasyonu ve sıcaklık artışına bağlı
olarak artar.
İhtimar anında gübrenin organik maddesinde önemli miktarda
yitme olmakta ve bu da karbonhidratların parçalanarak yitmesinden
kaynaklanmaktadır.
4.1.2. Ahır gübresinin uygulama zamanı, şekli
ve miktarı
Ahır gübresinin uygulama zamanı, şekli ve miktarı; toprak
özeliğine, bitkinin cinsine, çevre koşullarına ve kimyasal
gübrelerin uygulama yöntemine, zamanına ve miktarına bağlı
olarak belirlenir. Ancak bu şekilde ahır gübresinden en yüksek
yararın sağlanması olanaklıdır.
Ortadan inceye değin değişen tekstüre sahip topraklara normal
düzeyde uygulanan ahır gübresinden bitki besin elementlerinin
yitmesi göreceli olarak daha azdır. Bunlar sonbahar kış aylarında
ahır gübresinin güvenle uygulanabileceği topraklardır. Ancak
bu topraklarda bitki besin elementleri göreceli olarak daha
fazla fikse edilir. Kumlu yada eğimli topraklara, yıkanma
ve erozyon nedeniyle, ekimden çok önce ahır gübresinin uygulanması
doğru değildir.
Tarlaya taşınan ahır gübresinin zaman yitmeden düzenli bir
şekilde serilip toprakla karıştırılması gerekir. Bir dekar
toprağa en az 1 ton ahır gübresi düzenli bir şekilde serilebilir.
Genel olarak ahır gübresi ihtimarın normal olabilmesi için
yeterli havanın bulunabileceği bir derinliğe uygulanmalıdır.
Bu derinliğin ahır gübresinin kurumasına olanak vermeyecek
düzeyde olması da akıldan çıkarılmamalıdır. İnce tekstürlü
yada nemli topraklara oranla, kumlu geçirgen topraklara gübrenin
daha derine uygulanması gerekmektedir.
Toprak yüzeyine serildikten hemen sonra, zaman yitirilmeden
ahır gübresinin toprakla karıştırılması gerekir. Aksi halde,
gübredeki azot amonyak şeklinde kaybolur.
Genelde toprağa uygulanacak ahır gübresi miktarının belirlenmesinde
topraktaki organik madde miktarı, yetiştirilecek bitkinin
cinsi, toprak tekstürü ve yağış miktarı dikkate alınmalıdır.
Örneğin organik maddece yoksul topraklara daha fazla ahır
gübresi uygulanmalıdır. Öte yandan organik maddece yoksul
hafif tekstürlü topraklara ağır tekstürlü topraklara oranla
daha fazla ahır gübresi uygulanması ayrıca hafif tekstürlü
topraklara gübrenin bir değil birkaç kez uygulanması gerekir.
Aynı şekilde fazla yağış alan yöre topraklarına göreceli olarak
daha fazla gübre uygulanmalıdır.
Kültür bitkilerinin ahır gübresinden yararlanma dereceleri
de birbirinden ayrımlıdır. Örneğin çapa bitkileri, kültür
bitkileri içerisinde ahır gübresinden en fazla yararlanan
bitki gruplarıdır. Buna karşın tahıl bitkilerinin ahır gübresinden
yararlanmaları çapa bitkilerine oranla çok daha azdır. Tahıl
bitkileri içerisinde çavdar ahır gübresinden en fazla yararlanmaktadır.
Organik tarım yapan işletmelerde toprağa ilave edilen hayvan
gübrelerinde N mineralizasyonunun kontrolünde geleneksel tarımda
yapılan uygulamalar geçerlidir. Mineral gübrelerden ve ahır
gübresinden fosfor ve potasyumun alımında küçük farklılıklar
vardır. Organik ve geleneksel sistemde P ve K’nın döngüsündeki
farklılıklardan kaynaklanmaktadır.
Ahır gübresinin toprağa ilave edildiğinde net mineralizasyonu
C/N oranı etkiler. Daha yüksek C/N oranına sahip materyaller
toprak organik maddesinin yapılanmasında ve besin elementlerinin
uzun dönem için temininde daha yüksek değere sahiptir.
Organik gübreler kısa ve orta dönem için besin maddelerinin
temini yanında uzun dönemde toprak organik maddesi düzeylerini
artırmak suretiyle toprak verimliliği için oldukça önemlidir.
4.2.TAVUK GÜBRESİ
Tavuk gübresi, azot içeriği yönünden diğer çiftlik gübrelerine
oranla daha değerlidir, nem içeriği az ve kuru madde miktarı
yüksektir. Ancak doğrudan kullanılması durumunda bitkide yanmalara
neden olabilir. Bu nedenle ya toprağa az miktarda uygulanarak,
veya sap, saman, turba ve yosun ile karıştırılarak bitki besin
düzeyi seyreltilip kullanılabilir. Tanklarda biriktirilerek
ve yeterince su katılarak hem çözülmesi kolaylaştırılır, seyreltilir
ve hem de sulama suyuna ilavesi kolaylaştırılır. Çizelge 8’de
tavuk gübresinin bitki besin maddesi içerikleri verilmektedir.
Çizelge 8. Tavuk gübresinin besin maddesi içerikleri,
fırında kurutulmuş ağırlık esasına göre
(Aydeniz ve Brohi 1991).
%
Nem N P K Ca Mg S 36,9 2,0 1,91 1,88 3,42 0,52 0,49
ppm
Fe Zn Mn Cu B Mo 1347 120 333 31 28 135
4.3.KOMPOST
Tarımsal işletmeden veya işletme dışarısından gelen bitkisel
ve hayvansal kaynaklı tüm organik artıklar kompost yapımında
kullanılır. Bitkisel saplar, yapraklar, yabancı otlar, mutfak
artıkları kompost yapımı için uygundur. Bahsedilen bu materyaller
iyice karıştırılıp tabanı sıkıştırılmış bir yerde yığın yapmak
üzere hazırlanır. Alta bir tabaka saman serilerek sızma engellenir.
Üzerindeki yığın 1-1,5 m yüksekliğinde olabilir. Üstü toprak
ile örtülerek fermantasyona bırakılır. Fermantasyon materyalin
cinsine göre 6-24 ayda olabilir. Ancak bu zaman zarfında yığın
ara sıra bozularak havalandırılır, olgun kısım ayrılır kurumuş
ise hafifçe ıslatılır. Yığın her zaman için çok fazla olmamak
kaydıyla sıkıştırılır. Çizelge 9’da ideal bir kompost için
istenen özelikler belirtilmiştir.
Organik kalıntıların kompostlaştırılmasında hız kazanmak için,
bazı mikroorganizmalar da kullanılabilir. Bunlar genelde selülotik
ve lignolitik tip mikroorganizmalardır. Bakteri, fungus ve
aktinomisetlerin kompostlaşmaya etki eden mikroorganizmalar
olduğu bilinmektedir. Bakteriler belirtilen bu mikroorganizmalar
içinde en fazla bulunan ve en hızlı ayrışmayı sağlayan gruptur.
Bunlar küçük ve basit yapıda olup, çeşitli formlarda ve çevresel
koşullarda yaşarlar. Funguslar, daha büyüktür ve düşük nem
ile düşük pH derecelerine toleranslıdır. Ancak oksijen azlığına
dayanamazlar ve odunsu dokular gibi ayrışmaya direnci olan
maddelere etkilidirler. Aktinomicetler, funguslar gibi filamentler
oluştursalarda boyutları daha küçüktür. Kolaylıkla ayrışan
bileşikler ortamdan uzaklaştıktan sonra ve nemin azaldığı
durumlarda daha fazladır. Asit şartlarda toleranslı değillerdir.
Genelde bakteriler kompostlaşmanın ilk döneminde, fungus ve
aktinomicetler ise daha dayanıklı maddelerin kaldığı ikinci
dönemde işlevde bulunurlar. Koşulların kompostlaşma için ideal
olduğu hallerde genelde bakteriler hakim durumdadır. Düşük
pH’ larda funguslar, düşük rutubette ise hem fungus ve hem
de aktinomicetler etkin olur. Oksijen azalması durumunda ise
funguslar azalır anaerobik bakteriler artar.
Bitki kalıntıları kompostlaştırıldıktan sonra gübre olarak
kullanılması sırasında toprak tipi, bitki çeşidi, uygulama
miktarı, zamanı ve metodu dikkat edilmesi gereken konulardır.
Toprak konusunda dikkat edilecek nokta, toprağın bünyesi,
arazinin eğimi ve taban suyu yüksekliğidir. Toprakta mevcut
azot miktarını da dikkate almak gerekir. Belirlenen oran bitkiler
tarafından etkin olarak kullanılabilecek, tohum çimlenmesine
veya genç bitkilere zarar vermeyecek ve toprak içine gömülebilecek
düzeyde olmalıdır.
Çizelge 9. İdeal bir komposta ait özelikler (Anaç ve Okur
1998)
Özelikler İstenilen değerler
C:N oranı Partikül büyüklüğü Nem içeriği Hava akışı Isı PH
Yığın yüksekliği Mikrobiyolojik aktivite 25-30 Havalandırılan
sistemlerde 10 mm, uzun yığınlar ve doğal havalandırma koşullarında
50 m % 50-60 Oksijen içeriğinin % 10-18 arasında olması sağlanmalı
55-60 0C 5,5-9,0 Doğal havalandırma yapılacaksa, 1,5 m yükseklik,
2,5 m genişlik ve istenilen uzunlukta yığınlar yapılır. Selülotik
fungus ve bio gübreler
Bazı ürün grupları ve yağışa göre uygulanacak kompost miktarları
aşağıda verilmiştir:
Sebzeler, patates ve çeltik için: 2.5 ton da-1
Yıllık yağış 1250 mm ve sulu koşullarda: 1.25 ton da-1
Yıllık yağış 500 mm ve kuru koşullarda: 0.5-0.7 ton da-1
Bütün organik gübrelerde olduğu gibi kompostlarda
toprak işlemesi sırasında ve ekimden 2-3 hafta önce yeterli
nemi olan toprağa gömülerek verilmelidir.
Kompost edilmiş ahır gübresi:
Ahır gübresi yalnızca ürün beslenmesine katkıda bulunmaz aynı
zamanda besin elementleri stabilitesi üzerine de etkilidir.
Kompost edilmiş ahır gübresi besin elementlerince daha ileri
aşamada stabildir. Yapılan çalışmalarda kompost edilmemiş
ahır gübresi toprağa uygulandığında toprak mineral N içeriği
bir hafta sonra 20 mg/kg dan 120 mg/kg’a, kompost edilmiş
ahır gübresi uygulandığında ise yaklaşık iki ay sonra 20mg/kg
dan 30 mg/kg’a artış gösterdiği saptanmıştır.
Ahır gübresinin kompost edilmiş ve edilmemiş davranışına bakarak
rotasyınun değişik aşamalarında değişik şekillerde yararlanılır.
Örneğin kompost edilmiş ahır gübresi düşük besin içeriğine
gereksinim duyan ürünlere uygulanırken taze gübre yüksek besin
gereksinimi olan ve acil gereksinim olan koşullarda uygulanır.
Taze gübre N’a esas besin maddesi olarak gereksinim duyulan
koşullarda uygulanırken, kompost edilmiş gübre N kıtlığının
bir problem olmayacağı koşullarda kullanılır. Kompost edilmiş
gübrenin kullanımı azot ihtiyacının fazla ve acil olmadığı
koşullarda uygulanırken uzun dönem toprak verimliliğini sağlar.
Kompost edilmiş yeşil bitki atıkları:
Son yıllarda kompost edilmiş şehir ve yeşil ev atıklarının
kullanımına artan bir ilgi vardır. Bahçe ve şehir atıkları
tipik olarak % 1.4-1.7 N içerir, bunun yaklaşık % 0.1’i mineral
N olup C:N oranı yaklaşık 15:1 dir. Yeşil atık kompostu alınan
kaynağa bağlı olarak değişiklikler göstermesine karşın gösterdiği
farklılık çiftlik gübresi kompostundan daha azdır.
Yeşil atık kompostu ahır gübresi kompostuna alternatif olarak
kullanıldığında rotasyonda daha düşük verim elde edilme eğilimi
vardır. Bu durum azotu daha stabil formda içermelerinden kaynaklanır.
İki kaynaktan kompost kullanıldığında yararlanılabilir N %1-4
iken ahır gübresi kompostunda %6 civarındadır. Yararlanılabilirlik
söz konusu olduğunda kompostan organik iyileştiriciler ve
mineral gübrelerden daha fazla P ve K temin edilir.
Çim veya üçgül, tırfıldan hazırlanan kompostlar yüksek konsantrasyonlarda
K (%1.3-4.4) içerirler ve kullanımlarında yüksek Kondaktivite
değerlerinin doğuracağı zararlardan kaçınmak için besin elementlerince
fakir bir materyal ile karıştırılarak uygulanmalarına ihtiyaç
duyulur. Şehir kompostundaki K uygulanacak potasyum sülfattaki
K nın % 64’ü kadar yarayışlıdır.
Kompostların P içeriği ve davranışı konusunda azottan daha
az bilgi vardır. Çim-ot kompostları %0.2-0.6 P içermektedir,
şehir kompostu ise %0.6 P içerir. Şehir kompostundaki yararlanılabilir
P konsantre superfosfatın yaklaşık %64-71’i kadardır.
Kompost edilmiş yeşil atıklar genellikle düşük oranda yararlanılabilir
N içerirken önemli miktarda P ve K kaynağıdırlar.
4.4.YEŞİL GÜBRE:
Yeşil gübre esas olarak, toprakta gerekli organik maddeyi
sağlamak amacıyla yetiştirilen bitkilerin, gelişmelerinin
belli bir devrelerinde ve henüz yeşil halde iken sürülerek
toprak altına getirilmesidir. Yeşil gübre bitkisi olarak çok
çeşitli bitkiler yetiştirilirse de baklagil bitkileri daima
baklagil olmayan bitkilere tercih edilmekte ve bunlar en iyi
yeşil gübre bitkileri olarak kabul edilmektedir. Yeşil gübre
bitkisi olarak çok sık yetiştirilen bitkiler Çizelge 10’da
verilmiştir.
Çizelge 10. Yeşil gübre bitkileri (Kacar ve
Katkat 1999)
Baklagil bitkileri Baklagil olmayan bitkiler
Yonca Çayır üçgülü Taş yoncası Saya fasulyesi Kanada yem bezelyesi
Yem börülcesi Kırmızı üçgül Japon üçgülü Yabani tüylü fiğ
Avusturya bezelyesi Çavdar Yulaf Arpa Darı Karabuğday Buğday
Çim Sudan otu Hardal Kolza
4.4.1. Yeşil gübrelemenin yararları
Yeşil gübrelemenin en başta gelen yararı toprağın
organik madde yönünden varsıllaştırılmasıdır. Özelikle ahır
gübresinin az bulunduğu yerlerde yeşil gübreleme yoluyla toprağın
organik madde düzeyi önemli miktarda artırılmaktadır.
Yeşil gübre olarak uygulanan bitkinin azot içeriğine bağlı
olarak yeşil gübreleme ile toprağa azot verilir. Eğer yeşil
gübre olarak baklagil bitkileri kullanılmış ise toprağa göreceli
olarak daha fazla azot sağlanır. Çizelge 11’de baklagillerle
dekara sağlanan azot, fosfor ve potasyum miktarları verilmiştir.
Çizelge 11. Baklagillerle dekara sağlanan besin
maddeleri miktarı, kg (Atilla 1999)
Bitki, ot olarak Ürün, kg Azot Fosfor Potasyum
Üst Kök Üst Kök Üst Kök
Börülce Soya fasulyesi Soya fasulyesi Bakla Fiğ Çayır üçgülü
182,6 213,1 253,7 194,3 243,5 253,7 10,6 8,4 18,5 19,2 17,1
15,5 2,5 1,5 1,0 3,6 3,0 4,9 2,2 2,4 4,7 3,4 4,1 3,6 0,7 0,6
0,2 0,7 0,8 1,5 7,6 8,5 12,2 17,1 18,3 17,0 1,5 1,6 0,7 2,2
2,5 3,6
Yeşil gübreleme ile toprağa organik materyalin
uygulanması, toprak mikroorganizmalarına besin kaynağı sağlanması
nedeniyle, toprakta mikroorganizmaların nicelik ve işlevleri
üzerine olumlu etki yapar.
Yeşil gübreleme ile yetiştirilen bitkiler toprağın derinliklerinden
aldıkları bitki besin elementleri ile toprağın üst kısımlarının
varsıl hale gelmelerine yardımcı olurlar.
Yeşil gübre bitkileri toprak yüzeyini çeşitli
etkenlere ve özelikle erozyona karşı korurlar.
Bir bitkinin amaca uygun yeşil gübre bitkisi olabilmesi için;
Hızlı gelişmesi, bol miktarda vejetatif organ oluşturması
ve yoksul topraklarda bile iyi yetişebilmesi gerekir.
4.4.2. Yeşil gübre yetiştirme sistemleri
Yeşil gübre bitkileri başlıca şu şekillerde yetiştirilmektedir:
Esas bitki
Yeşil gübreleme yapılacak tarlada o vejetasyon periyodunda
sadece yeşil gübre bitkisinin yetiştirilmesidir. Ülkemizde
nadasa bırakılan yerler için düşünülebilir. Fakat bu sistemde
de yeşil gübre bitkisinin en geç ilkbahar sonunda toprağa
gömülmesi gerekir. Aksi takdirde parçalanma için yeterli su
bulamaz ve sonbahar ekimlerinde problemler doğar.
Alt bitki
Yeşil gübre bitkisinin alt bitki olarak yetiştirilmesi özelikle
bol yağış alan (600 mm’nin üstünde) ve özelikleri iyi olan
topraklarda çok iyi olmaktadır.
Bu sistemin uygulanmasında su ve toprak özelikleri yanında
bitki tesiri olarak üst bitkinin gelişme süresinin de dikkate
alınması ve seçilecek üst bitkinin gelişmesini mümkün olduğu
kadar çabuk tamamlayarak tarlayı en kısa zamanda terk etmesi
gerekir.
Anıza ekim bitkisi
Esas bitkinin hasadından sonra anız üzerine yeşil gübre bitkilerinin
ekiminin yapıldığı bir sistemdir. Ekilecek bitkiye göre sonbahar
veya ilkbaharda toprağa karıştırılır.
4.4.3. Yeşil Gübrelemenin Yapılması
Yeşil gübre bitkileri en uygun zamanda toprakla karıştırılmalıdır.
Burada en önemli nokta bitkinin C:N oranıdır. C:N oranı büyük
bitkilerin, toprakta çürümeleri için daha uzun zamana gereksinimleri
vardır.
Yağışı az olan yörelerde yeşil gübrelemenin yapılması çok
daha fazla dikkati gerektirir. Toprakta sınırlı düzeyde bulunan
suyun yeşil gübre bitkisi tarafından da kullanılacağı için
asal bitkinin su güçlüğü çekmesi olasıdır. Öte yandan toprakta
suyun az bulunması nedeniyle yeşil gübre bitkisinin çürümesi
de bir sorun olur. O nedenle kurak yörelerde yeşil gübrelemenin
yararına göre zararı kimi durumlarda daha fazla olabilir.
4.5.DENİZ YOSUNLARI
Deniz yosunu bir toprak iyileştirici olmakla birlikte taşıma
masraflarının yüksek olması nedeniyle ancak lokal olarak kullanıldığında
uygundur. Deniz yosunu ekstraktlarının yapraktan sprey olarak
kullanımı oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Birçok üründe
yaprak spreyleri verim artışını sağlamıştır. Bu auxinler gibi
içerdiği büyüme hormonlarıyla birlikte içerdiği mikro besin
elementleriyle nedeniyledir. Deniz yosunu ekstraktları yaprak
spreyleri yanında sıvı gübre olarak da uygulanabilmektedir.
5.TOPRAK ORGANİK MADDESİ VE TOPRAK VERİMLİLİĞİ
Toprağa verilen organik madde toprakların verimlilik güçlerini
iyileştirmenin yanında, toprakların fiziksel, kimyasal ve
biyolojik özeliklerini de olumlu etkiler. Şekil 1’de şematik
olarak organik maddenin toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik
özellikleri arasındaki ilişkisi gösterilmiştir.
Şekil 1. Toprak organik maddesi döngüsü
Organik madde bitkisel ve hayvansal doku artıklarının
toprağa düşüp ayrışmaya başlamasından, mineralize oluncaya
kadar ayrışmanın farklı aşamalarındaki çeşitli organik bileşikleri
ifade etmektedir (Şekil 2).
Organik madde, içermiş olduğu bitki besin maddeleri nedeniyle
önemlidir. Organik maddenin bitkilere sağlayacağı yarar toprakların
biyolojik aktivitesi ile de yakından ilgilidir. Organik maddenin
bulunması mikroorganizmaların sayısını ve cinsini etkileyeceğinden,
topraktaki mineralizasyon olayları, havanın serbest azotunu
bağlama, toprak strüktür oluşumunun desteklenmesi olayları
da dolaylı olarak hızlandırılmış olacaktır. Toprağın fiziksel
özelikleri üzerine de etkili olan organik madde, kaba porlu
bir agregat oluşmasına ve bunun stabil olmasına yol açar.
Düzelen strüktürel özeliklere bağlı, toprakların volüm ağırlıkları,
poroziteleri, su ve hava dengeleri iyileşir. Toprağa serilen
organik materyal toprakları yağmur damlası erozyonundan korurken,
topraktaki suyun buharlaşmasını da engeller. Tampon özeliği
nedeni ile çoğu kimyasal değişimlerin hızını yavaşlatır. Negatif
elektrik yükü ile yüklü olması nedeniyle topraklarda önemli
bir katyon tutucu görevini de üstlenir. Organomineral bileşikler,
mikrobiyel ayrışmaya karşı daha dayanıklı olurken böylece
organik maddenin bir yerde korunumu da gerçekleşmiş olacaktır.
Şekil 2. Toprağın organik bileşenleri
5.1. Humik Maddeler
Bileşim bakımından organik maddeyi hümin maddeler ve hümin
olmayan maddeler şeklinde ikiye ayırmak mümkündür.
Humik olmayan maddeler karbonhidratlar, proteinler,
peptidler, aminoasitler, yağlar, mumlar, alkanlar ve düşük
molekül ağırlıktaki organik asitler gibi hala fiziksel ve
kimyasal özelikleri tanınabilir maddeleri içerirler. Bu maddelerin
çoğu mikroorganizmaların etkisi altında ve kararsız yapıda
olup, belli bir süre sonunda parçalanarak dönüşüme uğrarlar.
Topraklarda ve sularda organik maddenin temel
yapısını ise humik maddeler oluşturur. Bunlar amorf, koyu
renkli, hidrofilik, asidik, kısmen aromatik yapıdaki kompleks
organik maddelerdir ve molekül ağırlıkları birkaç yüzden binlere
kadar geniş sınırlar içerisinde değişir.
Humik maddeler asit ve alkalide çözünürlüklerine
göre 3 ana fraksiyona ayrılır:
Humik asit (HA) : Seyreltik alkali çözeltide
çözünür fakat alkalin ekstraktın asitleştirilmesi ile çökelir.
Fulvik asit (FA) : Humik asit gibi alkali çözeltide
çözünür ancak alkalin ekstraktın asitleştirilmesi sonunda
çözeltide kalır (çökmez). Yani hem seyreltik alkali hem de
asit çözeltilerinde çözünebilir haldedir.
Humin : Toprak veya sedimentlerden seyreltik
asit veya baz çözeltileri ile ekstrakte edilemeyen humik fraksiyondur.
Her üç fraksiyon da yapısal olarak birbirine
benzerler. Fakat molekül ağırlıkları,
ultimate analizleri ve fonksiyonel grup içerikleri yönünden
farklılaşırlar. Fulvik asitler daha düşük molekül ağırlığına,
fakat birim ağırlık esasına göre diğerlerinden daha yüksek
oranda O içeren fonksiyonel gruplara (CO2H, OH, C=O) sahiptirler.
Bütün humik fraksiyonlar tarafından sergilenen önemli ve ortak
özelikler, mikrobiyel bozunmaya karşı dayanıklı olmaları,
metal iyonları ve sulu oksitler ile kararlı yapıda suda çözünebilir
ve suda çözünemez kompleksler oluşturmaları ve kil mineralleri
ile etkileşimde bulunmalarıdır.
NOT: Organik tarım ham humik asit tuzu (leonardit) ve bunun
%1’lik KOH çözeltisinde elde edilen ekstraktının kullanımına
izin vermektedir.
5.2.Humik asitlerin yararları:
Humik asitlerin toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik
özelliklerine etkisi aşağıda özetlenmiştir.
Fiziksel yararlar:
Toprağın yapısını iyileştirirler
Küçük toprak parçalarını birleştirerek toprağın çatlamasını,
suyun yüzeyden akıp gitmesini engeller
Toprağın gevşekliğini artırarak havalanmasını ve işlenebilirliğini
artırırlar.
Su tutma kapasitesini artırdığından kuraklığa mukavemet sağlarlar
Toprak rengini iyileştirirler ve daha çok güneş enerjisi emilimini
sağlarlar
Kimyasal Yararlar:
Toprak pH’sını düzenlerler.
Besinlerin ve suyun kökler tarafından alınmasını teşvik ederler.
Alkalin koşullarda metal iyonlar için doğal şelat oluşturarak
bitki köklerinden
emilimin daha kolay olmasını sağlarlar
Bitkiler için çok önemli olan organik maddeleri ve mineralleri
sağlarlar.
Katyon değiştirme kapasitesine sahiptirler.
Demir, çinko gibi iz elementlerin bitkiler tarafından kullanılabilecek
forma
dönmelerini sağlarlar.
Topraktaki azotun bitkiler tarafından alınabilmesini en yüksek
düzeye çıkarırlar.
Bitkilerdeki klorozun giderilmesine yardım ederler.
Biyolojik Yararlar:
Bitki enzimlerini uyarırlar.
Biyolojik süreçte katalizör görevi yaparlar.
Bitki köklerinin büyümesini desteklerler.
Kök hücre zarlarının geçirgenliğini artırarak, bitkilerin
topraktan daha fazla besin
maddesi almalarını sağlarlar.
Bitkilerde klorofil, şeker ve amino asitlerin oluşmasını teşvik
ederler, vitamin ve
minerallerin miktarının artmasını sağlarlar ve fotosentezi
artırırlar.
Genel olarak ürün kalitesini artırırlar.
6.MİKORİZALAR
Mikoriza bitki köklerinin belirli mantar türleri ile arasındaki
karşılıklı yaşam şeklidir. Bu işbirliğinde mikoriza bitkiden
C, bitki ise mikoriza vasıtasıyla besin maddesi ve su sağlamaktadır.
Yani topraktaki bitki besin maddeleri sadece bitki kökleri
tarafından değil, mikorizalar tarafından da alınmakta ve bitkiye
ulaştırılmaktadır. Sera çalışmaları, mikorizaların P alımını
3-4 kat arttırdığını ortaya koymuştur. Bir fungus türü olan
mikoriza bitki kökünün içine saldığı hifleri ile ortamın bir
parçası haline gelmekte ve bu hifler bitkiye P, bitkiden ise
dışarıya C vermektedirler.
Mikorizalar birçok bitkinin kökünde infekte halde ve en yaygın
simbiyotik yaşamı sürdürürler. Bitki kök oluşumu ve toprakların
verimliliği bunların aktivitesine önemli derecede etki eder.
Yararları şöyle özetlenebilir:
Bitkilerin kökleri aracılığı ile almakta zorlandıkları
P, mikorizalar sayesinde kökten içeriye aktarılmaktadır.
Trikalsiyum fosfat şeklinde çökelmiş ve yarayışsız formda
olan P mikorizalar tarafından önemli düzeylerde yararlı hale
getirilmekteir.
Oluşturduğu hifler yardımıyla toprağın fiziksel özelliklerini
düzeltmektedirler.
Kıt su koşullarında bitkinin su kullanımına önemli katkıda
bulunmaktadır.
7.EKİM NÖBETİ (ROTASYON)
Organik tarım işletmelerinde zengin bir ürün deseni için planlama
yapılmalıdır. Rotasyon planlaması ile bitkilerin toprak üzerine
olan etkileri toprak verimliliğine önemli ölçüde etkili olmaktadır.
Rotasyonların uygulanmasında asıl nedenler hastalık ve zararlılardan
korunmayı ve toprak verimliliğinin devamlılığını sağlamaktır.
Toprak verimliliği açısından iki önemli rotasyon stratejisi
vardır. Baklagiller üzerine kurulu verimliliğin yapılanması
ve ürün devresinde verimliliğin azalmasıdır. İlk öncelik bu
iki dönem arasında dengenin olmasıdır. Ek amaç da organik
maddeyi artırmak suretiyle uzun dönemde verimliliği yapılandırmaktır.
Kullanılan rotasyonlar organik tarımdaki problemlerin tümüne
bir cevap olamaz. Bununla birlikte toprak verimliliğinin devamında
önemli bir rol oynarlar. Organik tarım standartları da verimliliğin
korunması ve ekonomik faktörler yönüyle ürünlerin seçimine
yön vermektedir. Standartlar, rotasyon ile toprak profilinden
tümüyle yararlanmak ve verimliliğin devamı ile toprak organik
madde düzeylerinin artışını sağlamak amacıyla bazı değişik
kök yapısındaki derin ve sığ köklü bitkilerin karışımını önerir.
Toprak, iklim, lokal pazarlar ve iş gücünden yararlanabilme
seçimi etkileyeceğinden bütün koşullar için uygun kesinleşmiş
rotasyonlar yoktur.
Toprak verimliliği açısından ekim nöbetinin
gerekliliği şöyle özetlenebilir:
-Bir ürün aynı alanda 5 yıl süreyle yetiştirilemez.
-Her 5 yılda bir toprak yapısını iyileştiren
bir ürüne ihtiyaç duyulmaktadır.
-Örneğin: Yonca ve yulaf, arpa ve üçgül
-Toprak yapısı ve toprak verimliliği örtücü
bitkiler ve baklagiller ile iyileştirilmelidir.
-N fikse eden bitkiler
Organik tarımda ekim nöbetinin toprak verimliliği
ve bitki besleme açısından amaçları özetlenecek olursa:
1.Toprak verimliliğinin korunması ve yükseltilmesi
2.Toprağın organik madde miktarının korunması ve arttırılması
3.Topraktaki besin maddelerinin korunması ve arttırılması
4.Toprak erozyonunun azaltılmasıdır.
Organik tarımda toprak verimliliği açısından
ekim nöbeti programları oluşturulurken dikkat edilecek noktalar:
-Azot tüketimi fazla olan kültür bitkileri(şeker
pancarı, patates, pamuk, mısır, kolza) ile azot depolama özelliklerine
sahip olan bitkiler ardı ardına yetiştirilmelidir
-Derin köklü kültür bitkileri (yonca, şeker pancarı, üçgül,
kolza, pamuk, domates, hıyar, havuç) ile yüzeysel köklü bitkilerin
(hububat, pırasa, marul, soğan, sarımsak, salata grubu) ardı
ardına yetiştirilmelidir. Aynı kültür bitkisi içinde daha
derin köklü ve daha sağlam yapıda olan çeşitler tercih edilmelidir.
Erken ekim ile daha derine giden bitki kök gelişimi teşvik
edilmelidir
-Su tüketimi fazla olan kültür bitkileri (yonca, mısır, çeltik,
pamuk, şeker pancarı) ile daha az su tüketen bitkileri (patates,
hububat, soğan, sarımsak, bezelye) arka arkaya yetiştirilmelidir.
-Yetiştirme döneminde yavaş gelişen kültür bitkileri (pamuk,
domates, soğan, sarımsak) ile hızlı gelişme özelliğinde olan
bitkiler (mısır, soya fasulyesi, sorgum, ıspanak, marul fiğ,
yemlik kolza, salata grubu) ardı ardına yetiştirilmelidir.
-Rotasyon planında yer alan bitkilerin, toprağın verimlilik
özellikleri üzerine olumlu ve olumsuz etkileri birbirlerini
karşılıklı olarak dengeleyecek şekilde sıralanmasına dikkat
edilir. Kültür bitkilerinin yetişme dönemleri dışında kalan
sürelerinin olabildiğince kısaltılması sağlanırken, ana bitkiler
birbirlerini izlemeli, boş geçen süreler içinde ara bitkisi
tarımına daha fazla önem verilmelidir. Pamuk tarımının ana
bitki olarak yer aldığı rotasyon planlarında, ara tarımda
ve yeşil gübre uygulamalarında bakla, bezelye, fiğ gibi baklagiller
ile kolza, arpa, çavdar, yulaf gibi baklagil haricinde kalan
türler tek başlarına veya karışımlar halinde kullanılmalıdır.
-Ekolojik tarım standartlarında rotasyon planlaması yapılırken
soğan, lahana, patates ve şekerpancarının aynı arazide ancak
4 yıl aralıklarla yetiştirilebileceği belirtilirken havuç,
karnabahar ve şalgamın 2 yıl üst üste yetiştirilmesine izin
verildiği belirtilmektedir. Ancak bu bitkilerin, bitki kalıntısı
fazla olan baklagil yem bitkileri veya tahıllardan sonra getirilmesi
önerilmektedir.
-Bitki kalıntısı fazla olan bitkiler (baklagil, yem bitkileri,
tahıllar, pırasa) ile kalıntısı az olan bitkiler (patates,
şeker pancarı, karnabahar, lahana, soğan) ardı ardına yetiştirilmelidir.
-İyi planlamış sağlıklı bir ekim nöbeti ile toprağın organik
madde ihtiyacı karşılanmalıdır. Bu amaçla baklagil bitkileri
gibi C/N oranı düşük olan ürünlere mutlaka ekim nöbetinde
yer verilmelidir.
8.KAYNAKLAR
Anaç,D. ve B.Okur, 1998. Toprak Verimliliğinin Doğal Yollar
ile Artırılması. Ekolojik (organik, biyolojik) Tarım. Ekolojik
Tarım Organizasyonu Derneği (ETO), Bornova-İzmir.
Anonim, 2002. Soil Management and Amendments in Organic Agriculture.
Soil Fertility review, written by ADAS, HDRA, IGER and UWB.
Atilla, A., 1999. Yeşil gübreleme. Ekolojik Tarım. Ekolojik
Tarım Eğitimi Ders Notları,
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü, Ege Üniversitesi
Ziraat Fakültesi, ETO, Emre Basımevi İzmir, 60-78
Aydeniz, A. Ve A.R.Brohi, 1991. Gübreler ve Gübreleme. Cumhuriyet
Üniversitesi Tokat
Ziraat Fakültesi. Yayın No:10, Tokat.
Follett, R.H., L.S. Murphy and R.L. Donahue, 1981. Fertilizers
and Soil Amendments.
Prentice-Hall, Inc., Englewoodcliffs,USA.
Gaur, A.C., 1992. In Fertilizers, Organic Manures, Recycable
Wastes and Bio Fertilizers ed.
H.L.S. Tanden. New Delhi, India, 36-51.
Genç, Ç., 1993. Meyvecilikte Gübrelemenin Temel Prensipleri.
Atatürk Bahçe Kültürleri
Merkez Araştırma Enstitüsü, Yayın No: 65, Yalova.
Kacar, B. ve A.V.Katkat, 1999. Gübreler ve Gübreleme Tekniği.
Uludağ Üniversitesi Vakfı
Yayın No: 144, Vipaş Yayın No:20, Bursa
Kothari, S.K., H. Marschner, V. Römheld, 1991. Contribution
of the VA, Mycorrhizal
Hypae in Acquisition of Phosphorus and Zinc by Maize Grown
in a Calcareous Soil.
Plant and Soil. 131, 177-185.
Sağlam, T., M. Bahtiyar, C.Cangir, H.H.Tok, 1993. Toprak Bilimi.
Trakya Üniversitesi
Tekirdağ Ziraat Fakültesi. Tekirdağ
Shepherd,M., R.Harrison, S.Cuttle, B.Johnson, D.Shannon, P.Gosling,
F.Rayns, 2000. Understanding Soil Fertility in Organically
Farmed Soils. A Report of the Scientific Literature review.
Produced for the UK Ministry of Agriculture, Fisheries and
Food.
Simpson, K., (1991). Fertilizers and Manures. p. 1-254. Longman
Scientificand Technical,
England
EK 1. Organik tarımın esasları ve uygulanmasına
ilişkin 11 Temmuz 2002 tarih ve 24812 sayılı toprak koruma
ve hazırlama ile gübre ve toprak iyileştirmede kullanılacak
maddelerle ilgili yönetmelik
Organik tarımın esasları ve uygulanmasına ilişkin
yönetmelik 11 Temmuz 2002 tarih 24812 sayılı Resmi Gazetede
yayınlanmıştır.
TOPRAK KORUMA VE HAZIRLAMA
Madde 9: Organik bitkisel üretim toprak koruma
ve hazırlama kuralları aşağıda verilmiştir.
a. Organik bitkisel üretime başlanmadan önce,
kontrol ve / veya sertifikasyon kuruluşunca, arazide koruma
tedbirleri alınıp alınmayacağına karar verilir. Bu tedbirler;
Teraslama,
Kontur ve şeritvari ekim ve dikim,
Toprak nemini koruyucu materyal kullanılması ve malçlama,
Budanmış dallarla veya baklagil ekimi yapılarak gölgeleme,
Hendekleme ve silt kapanları yapma yöntemleridir.
b. Organik tarıma geçiş sürecinde, konvensiyonel
üretimden kalan bitki artıkları parselden tamamen uzaklaştırılarak
toprak hazırlanır ve müteakip yıllarda toprağın havalanmasını
sağlayacak, toprağı derinden işlemeyen, traktör kuyruk miline
bağlı olarak kullanılan toprak işleme aletleri kullanılır.
c. Organik bitkisel üretim yapılacak toprak,
pH değeri 5.5-7.0 arasında, biyolojik ve minerolojik yapısı
ve dokusu bozulmamış topraktır. Toprak yapısının bozulduğu
durumlarda yönetmelik ekinde bildirilen kullanımına izin verilmiş
toprak iyileştiricileri kullanılır. Seralarda kullanılacak
taşıma toprağında bu özellikleri taşıması gerekir.
d. Organik bitkisel üretimde çok fazla sayıda
ve gereksiz toprak işleme yapılmamalıdır. Toprak işlemde pulluk
gibi derin kazan aletlerin en fazla beş yılda bir kullanılması
gerekir. Böylece toprağa azot sağlayan bakterilerin idamesi
sağlanır. Toprak işleme, traktöre takılarak çekilen tırmık,
kültivatör, diskaro gibi ekipmanlarla yapılmalıdır.
GÜBRELEME
Madde 10: Organik bitkisel üretimde gübreleme kuralları aşağıda
belirtilmiştir.
a. Hayvancılığın organik tarım metoduyla yapıldığı
işletmelerden gelen büyük ve küçük baş organik hayvan gübreleri
ve bu yönetmelik ekinde verilen gübre ve toprak iyileştiriciler
ile yeşil gübreleme yoluyla gübreleme yapılır.
b. Yeterli organik hayvan gübresi bulunamaması
durumunda, organik tarım metoduyla hayvancılık yapmayan işletmelerden
sentetik katkı maddesi içermeyen hayvan gübreleri kullanılabilir.
Ancak kullanılan bu gübrenin, organik gübre içerisindeki oranı
% 25 ‘ i geçemez Ancak, ekstansif tarım yapan işletmelerden
gelen çiftlik gübresi kullanılabilir.
c. Yeşil gübrelemede, yönetmelik ekinde belirtilen
uygun mikrobiyal veya bitkisel kökenli maddeler kullanılır.
d. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşunca,
organik gübrenin de yetersiz kaldığının saptandığı durumlarda,
yönetmelik ekinde kullanımına izin verilen gübre ve toprak
iyileştiriciler, kontrol ve/ veya setifikasyon kuruluşunun
onayı ile doğal formunda kullanılır.
e. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu,
kullanılan gübrenin karışım olmasından kuşku duyarsa, müteşebbisten
gübre analizi yaptırmasını ister. Analiz sonuçlarına göre
kullandırır.
f. Organik gübre üretimi ve ithalatı ve/ veya
ihracatı, Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşunun denetiminde
yapılır. Müteşebbis, organik gübre üretimi ve ithalat ve /
veya ihracatı için , ilk olarak, bir kontrol ve/ veya sertifikasyon
kuruluşuna başvurur. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşunu,
ürünle ilgili her türlü analizi yaptırır, analiz sonuçları
ile birlikte ürünün organik tarımda kullanılıp kullanılmayacağına
dair raporu müteşebbise sunar. Talep edilmesi durumunda sertifika
düzenleyerek müteşebbise verir. Sertifika verilen ürünün üretme
izni için, müteşebbis, Bakanlık Tarımsal Üretim ve Geliştirme
Genel Müdürlüğüne başvurur. Bu kuruluş, ilgili yönetmelik
hükümlerine göre gerekli incelemelerden sonra, uygunluk saptanırsa
gerekli izni verir.
EK 1 A Gübre ve toprak iyileştirmede kullanılacak maddeler
İzin verilen maddeler Tanımı, İçeriği, Kullanım
koşulları, Riskleri
Çiftlikte Üretilen Organik Maddeler
Çiftlik gübresi Büyük ve küçükbaş hayvan gübresi ve bitkisel
materyal karışımını içeren üründür. Aynı çiftlikte ve diğer
organik çiftliklerde üretilenler ile ekstansif tarım yapılan
diğer işletmelerden gelenler kullanılabilir. Çiftlik gübresinin
elde edildiği hayvan türleri belirtilmelidir. Kullanımdan
önce içerdikleri bitki besin maddesi miktarı tespit edilmiş
olmalıdır. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından
denetlenmelidir.
Çiftlik sıvı atıkları (Şerbet) Organik hayvancılık yapılan
işletmelerde, hayvanların sıvı dışkıları ile ahırların yıkanması
sırasında, katı kısımdan sıvı kısma geçen besin maddelerini
içerir. Çiftlik gübresinin elde edildiği hayvan türleri belirtilmelidir.
Kontrollü fermentasyon ve/veya seyreltmeden sonra kullanılmalıdır.
Sıvı dışkıdaki azotun gaz halinde kaybı söz konusu olduğundan,
kaybı hızlandıracak iklim koşullarında uygulamaktan kaçınılmalıdır.
İlkbahar ve kış aylarında uygulanabilir. Kontrol ve/ veya
sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kurutulmuş çiftlik gübresi ve susuz (dehidre) kanatlı gübresi
Ekstansif çiftçilikten gelmelidir. Fabrika orijinli ürünlerin
kullanımı yasaktır. Kanatlı gübreleri, çiftlik gübrelerine
göre daha fazla besin maddesi ihtiva ettiğinden, kullanılacak
miktarın belirlenmesinde bu özelliği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hayvan türleri belirtilmelidir. Kullanımdan önce içerdikleri
bitki besin maddesi miktarları tespit edilmiş olmalıdır. Kontrol
ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kanatlı gübresi ve çiftlik gübresinden elde edilmiş kompost
hayvan gübreleri Çiftlikte, üretim esnasında oluşan organik
gübreler ile bitkisel üretim esnasında oluşan materyallerin
birlikte kullanılmasıyla elde edilir. Hayvan türleri belirtilmelidir.
Fabrika kaynaklı çiftlik ürünlerinin kullanımı yasaktır. Kontrol
ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Bitki artıkları ve yeşil gübre Bitki artıklarının parçalanması
sağlanarak gömülmelidir. Yeşil gübre olarak kullanılacak materyal,
tek başına baklagiller olabileceği gibi, baklagil-buğdaygil
karışımı şeklinde hazırlanabilir. Yeşil gübre olarak kullanılacak
baklagiller, çiçeklenme başlangıcında, baklagil olmayanlar
ise, başağa kalkmada, yeşil ve sulu iken gömülmelidir.
Saman, yaprak ve diğer bitkisel atıklar Toprağa karıştırılmaları
sağlanmalıdır. Kullanılacak materyalin kurumasına fırsat verilmeden
kompostlanması materyalin etkinliğini arttırır. Materyalin
kompost haline dönüştürülmesi aşamasında, yeterli bakteri
bulunmaması durumunda, parçalanma oldukça uzun süreceğinden,
ortama parçalanmayı hızlandırıcı bakterilerin ilavesi gerekebilir.
Fındık curuf kompostu Amonyak ve diğer kimyasal parçalayıcı
maddelerle işlem görmemiş olması koşuluyla kullanılabilir.
Bitki yaprakları ve diğer bitkisel atık ve artıklar
Diğer Organik Maddeler
Diğer kaynaklardan sağlanan organik maddelerden yapılan kompostlar
Bulaşma ve bitki besleme dengesini bozma riski nedeniyle,
kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından belirlenen
miktar dahilinde kullanılabilir..
Diğer kaynaklardan sağlanan sap ve saman Amonyak ve diğer
kimyasal sap-saman parçalayıcı maddelerle işlem görmemesi
koşuluyla kullanılabilir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu
tarafından denetlenmelidir.
Kültür mantarları üretim artıkları Kültür mantarı üretim işlemi
esnasında oluşan materyaldir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon
kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Bıçkı tozu, talaş, ağaç atıkları ve ağaç kabukları Kesildikten
sonra kimyasallarla muamele görmemiş ağaçlardan elde edilmesi
koşuluyla kullanılabilir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu
tarafından denetlenmelidir.
Ağaç kabuğu kompostu Ağaçlar kesildikten sonra kimyasal işlem
görmeyecektir.
Ağaç külü Kesimden sonra kimyasal işlem görmeyen ağaçlardan
elde edilir. En az % 5 K2O (Potasyum oksit) içermelidir. N-P-K,
0-2-6 olmalıdır. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından
denetlenmelidir.
Deniz yosunları ve deniz yosunu ürünleri Dehitrasyon, dondurma
ve ufalanmayı içeren fiziksel işlem ile elde edilmelidir.
Su veya sulu asit ve / veya tuzlu solüsyon ve fermentasyon
ile ekstrakte edilmiş olmalıdır. Öğütülmüş olmalıdır. Hacim
ağırlığı düşük, bitki besin içerikleri az olan organik madde
bakımından zengin materyallerdir. Bulaşma ve doğal kaynakların
tükenme riski vardır. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu
tarafından denetlenmelidir.
Kuş gübreleri Deniz hayvanları ve kuşların konakladıkları
yerler ile boranhaneler, kuşhaneler ve güvercinlikler gibi
yerlerden, burada konaklayan hayvanların dışkılarıyla, yine
bu hayvanların vücut artıklarından oluşan materyaldir. Azot
değerleri yüksektir. Doğal kaynakların tükenme riski vardır.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Solucan (vermikopost) ve böcek dışkıları
Gıda ve tekstil endüstrisinden sağlanan organik yan ürünler
Koruyucu katılmamış veya kullanılmamış olması koşuluyla kullanılır.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Turba (torf, peat) Fosilleşmesi tamamlanmamış bol organik
artıklı toprakların, bataklık ve göllerde çökelmesi sonucu
oluşan doğal organik maddelerdir. Tipik analizinde, % 5-25
hümik asit ve en az % 20 organik madde içermelidir. Kurutulmuş,
sterilize edilmiş ve 0-2 mm öğütülmüş olarak kullanılmalıdır.
Bulaşma ve bitki besleme dengesini bozma riski vardır. Kontrol
ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Gübre için bitki kaynaklı ürünler veya yan ürünler (örneğin,
yağlı tohum küspesi, kakao kabukları, ıskarta malt, vb. )
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Organik kentsel atıklardan yapılan kompostlar Ayrıştırılmış
bitkisel ve hayvansal ev atıkları kompostudur. Kadmiyum, bakır,
nikel, kurşun, çinko, civa, krom ve krom (Cr +26 ) gibi elementlerin
kompost içindeki konsantrasyonları: Kadmiyum 0.7, bakır 70,
nikel 25, kurşun 45, çinko 200, civa 0.4 krom toplam 70 mg/kg
dan fazla olamaz. Bulaşma ve bitki besleme dengesini bozma
riski vardır. Ulusal olanlar kullanılabilir. İthalat ürünleri
kullanılamaz. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından
denetlenmelidir. 31 Mart 2006 tarihine kadar geçerlidir.
Hayvansal kaynaklı ürün veya yan ürünler
Kan unu Gübre olarak kullanılan kan unu, % 9-13 N içermelidir.
Koruyucu kullanılmaması koşuluyla kullanılabilir. Bulaşma
riski vardır. Ulusal olanlar kullanılabilir. İthalat ürünleri
kullanılmaz. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından
denetlenmelidir.
Tırnak ve boynuz unu Hayvan kesildikten sonra arta kalan boynuz
ve tırnakların öğütülerek toz haline getirilmesi ile elde
edilir. Doğal olarak % 10-15 N ve % 1 P içeren tırnak ve boynuz
unu, gübre olarak kullanılırken, fosforca zengin diğer materyalle
takviye edilmesi gerekir. Koruyucu kullanılmaması koşuluyla
kullanılabilir. Bulaşma riski vardır. Ulusal olanlar kullanılabilir.
İthalat ürünleri kullanılamaz. Kontrol ve/ veya sertifikasyon
kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kemik unu veya jel haline getirilmiş kemik unu Mezbaha, kesimhane
ve kasap artıklarından elde edilen materyalden hazırlanır.
Yüksek N, Düşük P değerine sahiptir. Koruyucu kullanılmaması
koşuluyla kullanılabilir. Bulaşma riski vardır. Ulusal olanlar
kullanılabilir. İthalat ürünleri kullanılamaz. Kontrol ve/
veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Balık unu Balık atıklarından elde edilen gübredir. Gübre olarak
kullanılan kan unu, % 4 N, % 7 P ve % 1 K içermelidir. Koruyucu
kullanılmaması koşuluyla kullanılabilir. Bulaşma riski vardır.
Ulusal olanlar kullanılabilir. İthalat ürünleri kullanılamaz.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Et unu Et artıklarından elde edilen gübredir. P kapsamı düşüktür.
Koruyucu kullanılmaması koşuluyla kullanılabilir. Bulaşma
riski vardır. İthal ürünleri kullanılamaz. Kontrol ve/ veya
sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Tüy, saç unu, yün, kürk, saç Yüksek organik madde muhtevasına
sahiptirler. P kapsamı düşüktür. Koruyucu kullanılmaması koşuluyla
kullanılabilir. Bulaşma riski vardır. İthal ürünleri kullanılamaz.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Süt ürünleri Koruyucu kullanılmaması koşuluyla kullanılabilir.
Bulaşma riski vardır. İthal ürünleri kullanılamaz. Kontrol
ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Mineraller ve kayaçlar
Humat (Humic Shale) Substratın ilk kompozisyonu, bu listedeki
ürünlerle sınırlı olmalıdır. Eski çağlardan kalma bitkilerin
basınç, sıcaklık ve jeolojik koşullar altında çökelmesiyle
oluşan doğal organik bir maddedir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon
kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Ham hümik asit tuzu (Leonardit) Eski çağlardan kalma bitkilerin
basınç, sıcaklık, zaman ve jeolojik koşullar altında çökelmesi,
humifikasyonu ve başkalaşımıyla oluşan doğal organik bir maddedir.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir
Humik asit ekstraktı % 1 lik KOH çözeltisinde ham humik asit
tuzu (leonardit) ‘ndan elde edilmelidir. Kontrol ve/ veya
sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir
Alçı taşı (Jips) Buharlaşmayla çökelmiş, doğal kalsiyum sülfat
madenidir. % 80 CaSO4 % 14-18 S içermelidir. Doğal kaynakların
tükenmesi ve bulaşma riski vardır. Kontrol ve/ veya sertifikasyon
kuruluşu tarafından denetlenmelidir
Tebeşir Doğal kaynakların tükenmesi ve bulaşma riski vardır.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir
Doğal kalsiyum karbonat Kalsit, kireç taşı, mermer ve traverten
kayaçlardan üretilmelidir. Toprak pH sı üzerine dolayısıyla
da bitki gelişimi üzerine etkili olur. Doğal kaynakların tükenmesi
ve bulaşma riski vardır. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu
tarafından denetlenmelidir
Yumuşak kaya fosfatı Kadmiyum içeriği 90 mg/ kg P2O5 den az
veya eşit olmalıdır.
Apatit Kalsiyum flor fosfat mineralidir. 90 mg/kg. dan fazla
kadmiyum içermemelidir. Doğal kaynakların tükenmesi ve ağır
metaller riski vardır. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu
tarafından denetlenmelidir
Krandalit (Crandallite) Altimo kalsiyum fosfat mineralidir.
90 mg/kg. dan fazla kadmiyum içermemelidir. Doğal kaynakların
tükenmesi ve ağır metaller riski vardır. Kontrol ve/ veya
sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Posfoflit (Pospohophyllite) Doğal çinko demir manganez fosfatıdır.
Doğal kaynakların tükenmesi riski vardır. Kontrol ve/ veya
sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Alüminyum kalsiyum fosfat 90 mg/kg. dan fazla kadmiyum içermemelidir.
Alkali reaksiyonlu topraklarda sınırlı kullanılır. Doğal kaynakların
tükenmesi riski vardır. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu
tarafından denetlenmelidir.
Silvinit (Sylvinite) Ham sodyum potasyum klorür tuzudur. Klor
kapsamını düşük olması koşuluyla kullanılabilir. Kontrol ve/
veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Karnalir (Carnallite) Ham magnezyum potasyum klorür tuzudur.
Klor kapsamını düşük olması koşuluyla kullanılabilir. Kontrol
ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Lagbenit (Lagbeinite) Ham potasyum klorür + magnezyum sülfattır.
Klor kapsamını düşük olması koşuluyla kullanılabilir. Kontrol
ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kainit (Kainite) Ham magnezyum klorür tuzudur. Klor kapsamını
düşük olması koşuluyla kullanılabilir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon
kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Dolomit Doğal magnezyum kalsiyum karbonattır. En az % 11 mg,
% 22 Ca içermelidir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu
tarafından denetlenmelidir.
Epsomit (Epsomite, Kiesserite ) Doğal magnezyum sülfat tuzudur.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Deniz yosunu esaslı fosil kayalar Doğal kaynakların tükenme
riski vardır.
Tüf Volkanik kökenli kayaçlardır. Kontrol ve/ veya sertifikasyon
kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kükürt Doğal kükürt madenidir. En az % 30 kükürt içermelidir.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Borat (Borate) Doğal bor madenidir. En az % 11 bor içermelidir.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Kaya unu (Granit tozu/kumu) Asidik, magmatik (volkanik) bir
kayaçtır. Potasyum ve iz elementler içerir. Kontrol ve/ veya
sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Demir sülfat Doğal demir sülfat madenidir. En az % 20 Fe içermelidir.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Demir karbonat Doğal demir karbonat madenidir. En az % 14
Fe içermelidir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından
denetlenmelidir.
Vermikulit (Vermiculite) Mikanın doğal aşınmasıyla oluşmuş
magnezyum alümino slikat kil mineralidir. Toprağın nemini
tutma ve işlenebilirliğini arttırma özelliğine sahiptir. Kontrol
ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Perlit Volkanik kökenli bir materyaldir. Yüksek su tutma özelliğine
sahiptir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından
denetlenmelidir.
Klinoptilolit(Clinoptilolite) Volkanik kökenli doğal kalsiyum
potasyum alümino slikat madenidir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon
kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Curuf Yüksek fırın curufudur. En az % 25 Ca, % 5 Mg ve % 5
P2O5 içermelidir. Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu
tarafından denetlenmelidir.
Sodyum Klorür Ham işlenmemiş tuzdur. Kalsiyum eksikliğinin
tespit edilmesinden sonra meyve ağaçlarında yapraklara uygulanır.
Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Şeker üretiminden elde edilen endüstriyel kireç Kontrol ve/
veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Eser maddeler Kontrol ve/ veya sertifikasyon kuruluşu tarafından
denetlenmelidir.
Mikrobiyal Gübreler
Rhizobium bakterileri Baklagillerle ortak yaşayarak bitkiye
azot sağlarlar. Toprakta doğal olarak bulunan bu bakteriler,
mikrobiyal gübre olarak üretilerek, toprağa ilave edilebilir.
Azoto bakteriler, Azospirillum, Clostridium Toprakta serbest
yaşayarak, tüm bitkilere azot temin ederler. Toprakta doğal
olarak bulunan bu bakteriler, mikrobiyal gübre olarak üretilerek,
toprağa ilave edilebilir.
Mavi yeşil algler Çeltikle ortak yaşayarak bitkiye azot sağlarlar.
Toprakta doğal olarak bulunan bu bakteriler, mikrobiyal gübre
olarak üretilerek, toprağa ilave edilebilir.
Mikorizalar Bitkilerle ortak yaşayarak, makro ve mikro elementleri
bitkilere taşırlar.
Doç.Dr.Serap SOYERGİN
serapsoyergin@yahoo.com
serapsoyergin@hotmail.com
ATATÜRK BAHÇE KÜLTÜRLERİ MERKEZ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
YALOVA
2003
|