ORGANİK TARIMDA YABANCI OT
YÖNETİMİ
Tarım alanlarında yabancı otlar ürün azalmasının yanında kültürel
işlemlerin zamanında ve istenilen etkinlikte yapılmasını engellemekte,
zehirli tohumları ürüne karışarak insan ve hayvan sağlığını
olumsuz etkilemekte, hastalık ve zararlılara da konukçuluk
etmektedirler (Uygur ve ark., 1984 ve Özer ve ark., 2001).
Dünyada buğday, mısır, çeltik, pamuk, soya gibi bazı önemli
kültür bitkilerinde hastalık, zararlı ve yabancı otlardan
dolayı ürün kaybı yaklaşık % 67.15 olup, bunun % 13.78’i hastalıklardan
% 21.75’i zararlılardan ve % 31.62’si ise yabancı otlardan
kaynaklanmaktadır (Derke ve ark.,1994). Yabancı otların verdiği
zarara örnek olarak; Çukurova’da yabani yulaf buğday tarlalarının
yaklaşık olarak % 80’ninde bulunmakta (Orel ve Uygur 1998)
ve bulunduğu tarlalarda ortalama olarak 20 bitki/m2 yoğunlukta
olmakta (Boz ve ark., 1993) ve bu yoğunlukta ise % 25 civarında
ürün kaybına neden olmaktadır (Kadıoğlu, 1989). Benzer şekilde
Güneydoğu pamuk alanlarında hemen hemen tüm tarlalarda bulunan
kanyaşın 3 sürgün/m2 yoğunluğu % 50 civarında kütlü kaybına
neden olmaktadır (Uludağ ve ark., 1999).
Yabancı otların verebileceği zararı istenilen seviyeye düşürebilmek
için çeşitli yabancı ot mücadele yöntemleri bulunmaktadır.
Ancak bir yabancı otla mücadeleye başlayabilmek için o yabancı
otun Ekonomik Zarar Eşiği’nin (EZE) bilinmesi yabancı otlarla
mücadelede ana prensiplerden biridir. Bu konuda Çukurova Bölgesi
için yabani yulafın zarar eşiği 5 adet/m2 (Kadıoğlu ve ark.,
1993), yabani hardalın 0.1 m2 ve yabani fiğ için de 1.8-2.2
m2 (Boz ve Uygur, 1997) olarak bazı çalışmalarda tespit edilmiştir.
Organik ürün yetiştirilmesini zorlaştıran en önemli unsurlardan
olan yabancı otların kontrolü için organik tarıma uygun pek
çok yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerden bazıları örneklerle
aşağıda açıklanmaktadır;
1. Kültürel Önlemler:
Temiz tohum kullanmak; Ülkemizde 204 bin yabancı ot tohumu
17 milyon ton hububatla hasat edildiği bilinmektedir (Güncan,
1981). Hasat edilen bu buğdayın tekrar tohumluk olarak kullanılmasıyla
tarlalara buğdayla beraber yabancı otlarında ekildiği anlamına
gelmektedir. Tokat da yapılan bir çalışmada selektörden geçirilen
500 gram buğday da ortalama olarak 48.89 adet yabancı ot tohumu
olduğu saptanmıştır (Sırma ve ark.,1997).
Tarımsal aletlerinin temizliği; Canavar otu ile bulaşık bir
alanda kullanılmış olan tarımsal bir alete sadece 3.82 mg
tohumun yapışması ve bu aletin temiz tarlada kullanılmasıyla
o tarlaya 1000 adet canavar otu tohumu götürülmesi anlamına
gelmektedir. Bu ise dekarlarca alnın bulaşması için yetecek
bir rakamdır.
Yanmış çiftlik gübresi kullanımı; Bazı yabancı ot tohumlarının
koyunun sindirim sisteminden geçtikten sonra bile % 50’nin
üzerinde canlılığını ve çimlenme kabiliyetini koruduğu belirlenmiştir
(Özer, 1982 ve Özer ve ark., 2001).
Uygun sulama yönteminin seçimi; özellikle bahçe tarımında
damla sulamanın kullanımı yabancı ot çıkışını büyük oranda
azaltmaktadır (Uygur ve ark., 2001)
Toprak şartlarının yabancı otların aleyhine göre değiştirilmesi;
Bazı yabancı otların büyümesi ve gelişmesi için toprak şartlarıyla
ilgili özel istekleri vardır (Lampkin, 1990), örneğin;
Toprak nemi
Zayıf drenajlı topraklarda Kuru, taşlı topraklarda
Tarla nanesi (Mentha sp.) Küçük turna gagası (Erodium cicutarium)
At kuyruğu (Equisetum sp.) Deliotu (Alyssum alysoides)
Parmakotu (Potentilla anseria) Adi engerek otu (Echium vulgare)
Toprağın azot içeriği
Orta azotlu topraklarda Yüksek azotlu topraklarda
Tilki kuruğu (Alopecurus agrestis) Kanarya otu (Senecio vulgares)
Acı tere (Cardamine pratensis) Yer fesleğeni (Mercurialis
annua)
Unutma beni (Myosotis arvensis) Akkaz ayağı (Chenopodium album)
Toprağın pH’sı
Asidik topraklarda
Tarla karabaşı (Stachys arvensis)
Tıbbi şahtere (Fumaria officinalis)
Yabani hercai menekşe (Viola arvensis)
Yukarıda verilen örneklerde olduğu gibi organik
ürün yetiştirilen alandaki sorun olan ana yabancı otun isteklerinin
aksine yapılan uygulamalar o yabancı otu sorun olmaktan çıkaracaktır.
Örneğin asidik topraklarda zararlı olan yabancı otlarla mücadele
için kireç uygulaması yapılabilmektedir (Lampkin, 1990).
Yabancı otlarla rekabet gücü yüksek kültür bitkilerinin seçilmesi;
Ülkemizde yapılan bir çalışmada denenen altı farklı buğday
çeşitleri arasından Haymana 79 ve Kunduru 79’un kokarotu (Bifora
radians Bieb.) diğer çeşitlere göre daha fazla baskı altında
tuttuğu saptanmıştır (Taştan, 1988).
Ekim nöbeti; Bazı kültür bitkisi içindeki bazı yabancı otlar
o kültür bitkisinin gelişme ritmine ayak uydurarak onlarla
birlikte yaşamayı başarır ve o kültür bitkisinin ana yabancı
otu haline gelebilirler bu nedenle uygulanan zengin ekim nöbeti
sistemi ile yabancı ot florasındaki tür sayısı, yabancı otların
ekimi yapılan kültürlere uyum gösteremediği için azalır; örneğin
tahılların ekim nöbetinde fazla kullanıldığı sistemlerde genellikle
dar yapraklı yabancı otlarda artış, çok yıllık yem bitkilerinin
kullanıldığı sistemlerde tek ve çok yıllık yabancı ot türlerinde
yetersiz ışık ve yer nedeniyle azalış kaydedilir (Uygur ve
ark., 1984). Ekim nöbetinde;
Tek yıllık kültür bitkisinin çok yıllıkla yer değiştirilmesi
Bitkilerin sık ekildiği ve gölgelemenin yoğun olduğu kültür
bitkisiyle seyrek ekilen kültür bitkisinin rotasyonu
Yazlık ve kışlık ekilen kültür bitkilerinin rotasyonu, yer
aldığında kültür bitkisi içinde dominant hale geçen yabancı
otlar kontrol edilmiş olacaktır (Lampkin, 1990).
Karışık ekim; Pırasa ve kerevizin karışık ekiminde (Bir sıra
pırasa/ bir sıra kereviz), bunların tek ekimlerine oranla
yabancı otların toprak yüzeyinde kaplama alanlarının % 41
oranında azaldığı saptanmıştır. Bu çalışmada kültür bitkilerinin
sadece gölgeleme etkisinden dolayı Senecio vulgaris L. ‘in
yoğunluğunda % 58, yeşil aksamında ise % 98 oranında azalma
ve sonuçta da toplam verimde % 10’luk bir artma olduğu da
saptanmıştır (Baumann ve ark., 2000).
Ekim zamanı ve sürüm; Kültür bitkisinin ekim zamanını değiştirerek
yabancı otun rekabet gücünü veya zarar miktarını azaltmak
yabancı otları kontrol etme yöntemlerinden biridir. Örneğin
Uygur ve ark. (1984)’nın yaptığı bir çalışmada buğday sırasıyla
7 Ekim, 25 Ekim ve 15 Kasım tarihlerinde ekildiğinde tilki
kuyruğunun (Alopecurus myosuroides) m2’deki sayıları sırasıyla
yaklaşık olarak 37, 20 ve 12 olmuştur.
Ülkemizde yapılan bir başka çalışmada ise yağışlardan önce,
yağışlar başladığında ve yağışlardan sonra tarla tava geldiğinde
buğday ekimi yapılmış ve 1985 yılının ilk baharında ekim zamanına
göre sırasıyla m2’de 112, 45 ve 12.5 adet, 1986 yılında ise
147.5, 66.7 ve 17.5 adet kokarot yoğunluğu belirlenmiştir.
Çalışmada her iki yılın sonuçlarına bakıldığında yağışlardan
önce ve yağışlar esnasında ekim yapılan buğdaydaki kokarot
yoğunluğuna oranla, yağışlardan sonra ekim yapılan buğdaydaki
kokarot yoğunluğu çok büyük miktarda düşmüştür (Taştan 1988).
Canavar otlarından dolayı kültür bitkilerinde verim kaybı
bulaşmanın şiddeti ve zamanına bağlı olmak üzere % 100’lere
kadar ulaşmaktadır. Canavar otlarının mücadelesinde de ekim
zamanı oldukça önemlidir. Geç ekimle canavar otu sürgün sayısı
% 90’lara varan oranda azalmaktadır ancak geç ekime uygun
kültür bitkisi seçilmediği takdirde verimde de büyük oranda
azalmalar meydana gelecektir bu sebeple geç ekim yapılacaksa
erken olgunlaşan çeşitler kullanılmalıdır (Linke ve ark. 1989).
2. Fiziksel Mücadele:
Fiziksel mücadele ışın ve ses dalgaları kullanımı gibi pratiğe
tam olarak aktarılamamış yöntemlerin yanısıra, solarizasyon,
malçlama, sıcaklık uygulamaları gibi yöntemleri içine almaktadır
(Uludağ, 1999).
Solarizasyon; bu yöntemle toprak sıcaklığı güneş enerjisiyle
artırılmakta ve topraktaki pek çok yabancı ot tohumları bu
yolla canlılığının yitirmesi sağlanabilmektedir. Özellikle
dar alanlar ve seralarda bu yöntemle başarılı bir şekilde
yabancı otlar kontrol altına alınabilmektedir. Ülkemizde Akdeniz
Bölgesi’nde seralarda yürütülen bir çalışmada solarizasyonla,
çoban çantası (Capsella bursa-pastoris (L.) Medik), topalak
(Cyperus rotundus L.), canavar otu (Orobanche spp.), Zühre
tarağı (Scandix pecten-veneris L.), serçe dili (Stellaria
media (L.) Vill., küçük ısırgan (Urtica urens L.) gibi yabancı
otların başarılı bir şekilde kontrol edildiği belirlenmiştir
(Tekin ve ark., 1998).
Malçlama; bu yöntemle toprak yüzeyi canlı yada cansız materyallerle
kapatılmakta ve toprağın nem kaybı önlendiği gibi özellikle
toprağa ışık geçmesi önlendiğinden bir çok yabancı ot türünü
tohumlarının da çimlenmesi engellenmektedir. Bu amaçla siyah
naylon, saman gibi örtü materyalleri kullanılabilmektedir.
Minnnesota’da çilek yetiştiriciliği yapılan bir alanda atık
yünlerden malç oluşturulmuş ve bununla da yabancı otların
kontrol edilebildiği saptanmıştır (Hoover, 2000).
Isı uygulamaları; pratikte kullanılma şansı düşük olan sıcak
su uygulamaları gibi uygulamaların yanısıra, son yıllarda
yabancı otlar için özel olarak geliştirilmiş alevleme makinaları
maliyetinin yüksek olması nedeniyle özellikle dar alanlarda
kullanılmakta ve organik tarımda tercih edilmektedir (Uygur
ve ark., 2001). Ayçiçeğindeki yabancı ot kontrolü için Pisa
Üniversitesi’nde geliştirilmekte olan alevleme makinasının,
saatte 9 kilometre hızda ve hektara 7-12 kg LPG gelecek şekilde
kullanıldığında yabancı otları oldukça başarılı bir şekilde
kontrol ettiği bildirilmektedir (Raffaelli ve ark., 2000).
Örtücü bitki kullanımı; örtücü bitki olarak kullanılan çavdar
(Secale cereale L.) bazı geniş ve dar yapraklı yabancı ot
türlerini baskı altında tutmakta (Shilling ve ark.1986), yine
aynı amaçla kullanılan tüylü fiğin (Vicia villosa L.) topraktaki
kalıntıları da bazı yabancı ot türlerini başarılı bir şekilde
baskılamaktadır (Teasdale, 1993).
Doğal gübrelerin kullanımı; yabancı otlarla mücadelede uygun
bazı gübrelerin kullanımı etkili sonuçlar verdiği bilinmektedir
(Rasmussen, 2002). Ancak organik tarımda gübre seçiminde çok
daha fazla dikkat etmek gerekmektedir. Örneğin Danimarka’da,
1996-1998 yılları arasında yürütülen bir çalışmada sıvı gübre
olarak tabir edilen ve hayvan (domuz ve inek) dışkı ve idrar
karışımından oluşan gübrenin özel enjektörler yardımıyla toprağa
uygulanmasıyla yabancı ot yoğunluğunda % 39, yeşil aksamında
ise % 60 azalma saptanırken arpanın veriminde % 26 oranında
artış tespit edilmiştir (Rassmussen, 2002)
3. Mekanik Mücadele:
Çapalama, tırmaklama ve fırçalama; çapalama ve tırmaklama
ile baklada çok etkin bir yabancı ot kontrolü yapılan çalışmalarda
saptanmıştır (Irla, 1995). Benzer şekilde bezelye çıkışından
önce ve çıkışından hemen sonra yapılan tırmıklama işleminin
etkin yabancı ot kontrolünü sağladığı da bildirilmektedir
(Rasmussen, 1993). Yabancı ot kontrolü için kullanılabilecek
bir fırçalama aleti Şekil 1’de verilmiştir. Şekil 1 de de
görüldüğü gibi sıra arasında hareket eden fırçalar yabancı
otları çekerek yok etmektedir.
Şekil 1. Organik yabancı ot kontrolünde kullanılabilecek
fırçalama aleti (http://www.nsac.ns.ca/eng/staff/nri/mechbrush.htm)
Su altında bırakma; Özellikle çeltik tarlaarında toprağın
bir süre su altında tutulmasıyla yabancı ot tohumları ve yeni
çıkan fideciklerin havasız kalarak ölmesi sağlanır Özer ve
ark., 2001)
4. Dayanıklı Kültür Bitkisi Çeşitlerinin
Kullanımı
Bu yöntem özellikle tam parazit bir yabancı ot olan canavar
otunun (Orobanche spp.) mücadelesinde kullanılan bir yöntemdir.
Dünyada canavar otuna dayanıklı ayçiçeği, bakla ve nohut çeşitlerinin
geliştirilmesi ve bunlarının kullanılmasıyla ilgili başarılı
çalışmalar bulunmaktadır (Linke ve ark., 1989).
5. Kimyasal Mücadele
Allelopati; yeşil bitkiler bir çok kimyasal madde üretirler.
Bu bileşiklerin bazılarının interspesifik kimyasal reaksiyonlarda
rol aldıkları ve böylece bazı türlerin diğer türlerin üreyip
çoğalmasını engellemek için fitotoksik yada herbisidial etkiye
sahip bileşikler ürettikleri bilinmektedir. İşte bu bitkiler
arasındaki kimyasal ilişkiye allelopati, bitkilerin salgıladıkları
kimyasallara da allelokimyasallar denmektedir (Khalid ve Shad,1991).
Allelopatiyle ilgili bir çok çalışma yapılmasına ve yüzlerce
bitkinin allelokimyasallara sahip olduğu bilinmesine rağmen
bunların yok denecek kadar az miktarı ancak kullanıma verilmiş
ve çalışmalar çoğunlukla demostrasyon bazında kalmıştır (Kil,
1999). Allelopatiyle ilgili yapılan ve uygulamaya aktarılabilen
çalışmalardan en güzel örneklerden biri Çukurova’da yapılan
ve pamuğun çok önemli bir yabancı otu olan kanyaşın (Sorghum
halepense (L.) Pers.) mücadelesinde antep turpunun (Raphanus
sativus L.) kullanılabileceğini ortaya koyan bir çalışmadır
(Uygur ve ark.,1991). Bu çalışma sonucunda Çukurova‘daki pamuk
üreticilerinin bir kısmı, pamuktan önce tarlalarına antep
turpu ekerek bunu daha sonra toprağa karıştırmakta ve böylece
tarlalarında kanyaşın çıkışını büyük oranda engellemektedirler.
6. Biyolojik mücadele
Yabancı otların popülasyonunu negatif etkileyen tüm hastalık
ve zararlı gibi canlı etmenler yardımı ile bu yabancı otların
zararını zarar eşiği altına düşürmek için alınan önlemlerin
tümüne Biyolojik Yabancı Ot Savaşı denilmektedir (Uygur ve
ark., 1984). Bu yöntem çok yaygın olarak kullanılmamakla beraber
şimdiye kadar başarılı bir şekilde uygulanmış örnekler bulunmaktadır.
Avustralya’da 20 milyon ha alanı saran frenk inciri (Opuntia
sp) ile mücadelede, bir Lepidoptera olan Cactoblastis cactorum
uygulaması ile başarı elde edilmiş olup bu çalışma yabancı
otlarla biyolojik mücadeleye verilebilecek en eski örneklerden
biridir (Uygur ve ark., 1984).
Canavar otlarının biyolojik mücadelesinde de bir çok alanda
Phtomyza orobanchia Kalt kullanılmaktadır (Linke ve ark.,
1989)
SONUÇLAR
Organik tarım prensiplerine uygun pek çok yabancı ot kontrol
yöntemleri bulunmaktadır ancak önemli olan uygun yöntemi uzman
eşliğinde belirlemek ve tek bir yöntemle başarı elde edilmesi
zor olan durumlarda (üretim yapılan alanlarda hem tek yıllık
hem de çok yıllık yabancı otların sorun teşkil etmesi gibi)
kontrol yöntemleri arasında entegrasyonun sağlanması gerekmektedir.
Yabancı otlara karşı uygulanan klasik kimyasal mücadele uygulamalarında,
bazı özel durumların haricinde, belirli kültür bitkisindeki
hedeflenen yabancı ota karşı herbisit uygulanır ve burada
her tarlaya özel bir seçim yapılması gibi zorunluluklar yoktur.
Örneğin ülkemizin her bölgesinde buğday içerisindeki yabani
hardalı yok etmek için aynı herbisiti kullanmak (bazı özel
durumlar haricinde) mümkün olabilir ancak organik tarımda
durum daha farklıdır. Organik üretim yapılan alanın kendi
özelliklerine (toprak yapısı, eğim vb.), bölgenin iklimsel
özellikleri, alanın içerdiği yabancı ot tohum miktarı gibi
bir çok özellikler göre her alan için planlı bir şekilde yabancı
ot kontrol yönteminin seçilmesi gerekmektedir. Ayrıca organik
üretim yapılan alanlarda uygun olarak tercih edilen tek bir
kontrol metodun sürekli kullanılması yan etkilere de yol açabilir(sürekli
toprak işleme toprak erozyonuna yol açabilir). Sonuçta organik
üretim yapılacak alanda aşağıda özetlenen yollar izlenmelidir;
Organik üretim yapılacak olan alan ve yetiştirilecek olan
kültür bitkisi ile tarlada daha önce görülen yabancı otlar
ve o kültür bitkisinin ana zararlı yabancı otları hakkında
bilgiler edinilmesi,
Toplanan verilere göre uygun stratejilerin geliştirilmesi,
Uygulamaya geçilmesi,
Uygulamadan sonra başarıların veya tahmin edilemeyen sebeplerden
dolayı gelen başarısızlıkların nedenleriyle birlikte kaydının
tutulması,
Bir üretim sezonundan sonra elde edilen tüm verilerin uzman
yardımıyla değerlendirilerek gelecek sezon için uygun yabancı
ot stratejisinin belirlenmesi gerekmektedir.
Ülkemizdeki organik tarıma yönelik olarak kullanılabilecek
yabancı ot kontrol yöntemleri için, dünyada bu konuda yapılmış
olan çalışmaların sonuçlarından faydalanmak bir çok konuda
çözüm getirilebilir ancak benzer çalışmaların bizim ülkemizde
de yapılması gerekmektedir. Yapılması gereken araştırmalar
için kısa öneriler aşağıda özetlenmiştir;
Kimyasal mücadeleye alternatif yabancı ot savaş yöntemleri
üzerinde çalışmalara ağırlık verilmeli,
Organik tarımda yabancı ot kontrol yöntemleriyle ilgili sistem
araştırmalarının yapılmalı,
Bölgelere göre kültür bitkilerinde ana zararlı durumunda olan
yabancı otların EZE çalışmaları yapılmalı,
Organik tarımda yabancı otlarla mücadelede örtü bitki kullanımı
ve karışık ekim üzerinde çalışmalar yapılmalı,
Organik sebze yetiştiriciliğinde kullanılabilecek yöntemlerden
biri olan solarizasyonun etkili olduğu yabancı ot türleri
ile ilgili çalışmalar yapılmalı,
Yabancı otların topraktaki tohum rezervine göre popülasyon
tahminini erken uyarı sistemi olarak kullanma çalışmaları
için araştırmalar yapılmalı,
Allelopati çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
KAYNAKLAR
Baumann, D.T., M.J. Kropff & L. Bastiaans,
2000. Intercropping Leeks To Suppress Weeds. Weed Research
40, 359-374.
Boz, Ö., Uygur, F.N., Yabaş, M.N, 1993. Çukurova Bölgesi Buğday
Ekim Alanlarındaki Dar Yapraklı Yabancı Ot Türleri Ve Yoğunluklarının
Saptanması. Türkiye I. Herboloji Kongresi, 3-5 Şubat 1993,
Adana, Bildiriler:345-352.
Boz, Ö., Uygur, F.N., 1997. Çukurova Bölgesi Buğday Ekim Alanlarındaki
Yabani Hardal (Sinapis arvensis L.) ve Yabani Fiğlerin (Vicia
spp.) Zarar Seviyelerinin Saptanması Ve Ekonomik Zarar Eşiğinin
Hesaplanması. Türkiye Iı. Herboloji Kongresi, 1-4 Eylül 1997,
İzmir Ve Ayvalık.
Derke, E.,C., Dahwe, H., W., Schönbeck, F., Weber, A., 1994.
Crop Pruduction And Crop Protection. Elsevier, Amsterdam.
808 P.
Güncan A., 1981. Anadolu’nun Doğusunda Buğday Ürünü İçerisine
Karışan Yabancı Ot Tohumları, Yoğunlukları Ve Önemlilerinin
Oluşturdukları Bitki Toplulukları (Assosiation) Üzerinde Bir
Araştırma.A.Ü.Zir.Fak.Z.Derg. Erzurum
Hoover, E., 2000. Bio-based Weed Control in Strawberries Using
Sheep Wool Mulch, Canola Mulch, and Canola Gren Manure. Greenbook
2000. Energy and Suistainable Agriculture Program, Minnesota
Department of Agriculture.
Irla E., 1995. Anbautechnik und Unkrautregulierung bei Ackerbohnen.
FAT-Berichte nr. 460.
Kadıoğlu, İ., 1989. Çukurova Bölgesi Buğday Ekiliş Alanlarında
Görülenyabani Yulaf (Avena spp.) Türleri, Gelişme Biyolojileri,
Buğday İle Karşılıklı Etkileşimleri Ve Kontrol Olanakları
Üzerinde Araştırmalar. Adana Zirai Müc. Araştırma Enstitüsü
Yayınları, Ankara, 128 s.
Kadıoğlu, İ., Ulug, E., Uygur, F.N., Üremiş, İ., Boz, Ö.,
1993. Çukurova Buğday Ekim Alanlarında Görülen Yabani Yulaf
(Avene sterilis L.) ın Ekonomik Zarar Eşiği Üzerine Araştırmalar,
Türkiye I. Herboloji Kongresi, 3-5 Şubat 1993 Adana.
Khalid, S., Shad, R., 1991. Potential Advantage Of Recent
Allelochemical Discoveries İn Agro-Ecosystems. Progressive
Farming. Vol.1, No 6, November/December, 1991.
Kil, B-S., 1999. Research On Allelopathy In Korea. . Allelopathy
Update, Vol. 1, International Status, Editor, Shamsher S.
Narwal, Science Publishers, Inc., USA, p. 247-270.
Lampkin, N., 1990. Organic Farming. Farming Press Books, Wharfedale
Road, Ipswich IP1 4 LG, UK.
Linke, K.H., Sauerborn, J., Saxena, M.C., 1989. Orobanche
Field Guide. University of Hohenheim.
Orel, E., Uygur, F.N., 1998. Weed Species as Ecological indicators:
investigations in the Çukurova Region , Turkey . Z. PflKrankh.
PflShutz, Sonderh., XVi, 133-137.
Özer, Z., 1982. Koyun Sindirim Organları Ve Gübre İhtimarının
Bazı Yabancı Ot Tohumlarının Çimlenme Kabiliyet Ve Güçlerine
Etkileri Üzerinde Araştırmalar. Atatürk Üniversitesi Basımevi,
Erzurum. 57 s.
Özer, Z., Kadıoğlu, İ., Önen H., Tursun N., 2001. Herboloji
(Yabancı Ot Bilimi). Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Yayınları No:20 Kitaplar Serisi, No:10, Tokat.
Raffaelli, M., Peruzzi, A., Barberi, P., 2000. Development
of A New Flaming Machine: Experimental Results On Sunflower.
4th EWRS Workshop on Physical Control, Elspect, The Netherlands,
20-22 March 2000.
Rasmussen, J., 1993. Experimental Approaches to mechanical
weed control in field peas. Ixeme Colloque International sur
la Biologie des Mauvaises Herbes.
Rasmussen, K., 2002, Influence of Liquid Manure application
Method On Weed Control in Spring Cereals. European Weed Research
2002, 42, 287-298.
Shilling, DG, Worsaham AD, Danehower DA, 1986. Influence of
Mulch, Tillage, and Diphenamid on Weed Control, Yield, and
Quality in No-till Flue-cured Tobacco (Nicotiana tabacum).
Weed Science 34, 738-744.
Sırma, M., Kadıoğlu, İ., Güncan, A., 1997. tokat ve yöresinde
tohumluk buğdayda selektörden önce ve sonra ürüne karışan
yabancı ot tohumlarının ve yoğunluklarının belirlenmesi. Türkiye
II. Herboloji Kongresi,1-4 Eylül 1997, İzmir&Ayvalık,
Bildiriler:279-287
Taştan, B., 1998. Orta Anadolu Buğday Ekim Alanlarında Sorun
Olan Kokarot (Bifora radians Bieb.)’un Yayılışı, Biyolojisi
ve Mücadele Metotları. Doktora Tezi. 137 s.
Teasdale, JR, Mohler CL.,1993. Light Transmittance, Soil Temperature,
and Soil Moisture Under Residue of Hairy Vetch and Rye. Agronomy
Journal 85, 673-680.
Uludağ, A., Katkat, M., Demir, A., Güvercin, R.Ş., Nasırcı,
Z., 1999. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Kaynaş (Sorghum halepense
(L.) Pers.)’ın Pamuk Verimine Etkisi Üzerinde Araştırmalar
(BKA-U-15/04-4-042). Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı, TAGEM.9
s.
Uludağ A., 1999. Ekolojik Tarımda Yabancı Ot Mücadelesi. Türkiye
I. Ekolojik Tarım Sempozyumu, 21-23 Haziran 1999, Atatürk
Kültür Merkezi, Konak-İzmir.
Uygur,F.N., Koch, W., Walter, H., 1984. Yabancı Ot Bilimine
Giriş (Kurs Notları)PLITS 2(1). Issn 0175-6192, Stuttgart.
Uygur, F.N., Köseli, F., Cesurer, L., 1991. Antep Turpunun
(Raphanus sativus L.) Pamuk Alanlarinda Biyoherbisit Olarak
Kulanilma Olanaklarinin Araştirilmasi.- Vi Türkiye Fitopatoloji
Kongresi, 1991 - İzmir, Türkiye Fitopatoloji Derneği Yayinlari
No:6 1991, 167-171.
Uygur, F.N., Uygur, S., Kolören, O., 2001. Turunçgillerde
Yabancı Otlar Ve Entegre Mücadelesi. Türkiye Turunçgil Bahçelerinde
Entegre Mücadele. (Zararlılar-Nematodlar-Hastalıklar-Yabancı
Otlar) TARP Türkiye Tarımsal Araştırma Projesi Yayınları,
Adana
http://www.nsac.ns.ca/eng/staff/nri/mechbrush.htm; 2003, Mech
Brush.
Eda AKSOY
Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, 01321, Adana
|